A+ A A-

 

Milas'ta görülen bir davada adeta bir hukuk skandalı yaşandığı ve büyük çoğunluğu hazineye ait, denize sıfır konumdaki 400 dönüm arazinin Bursa'da bir köy muhtarlığında düzenlenen köy senediyle satışının tescil edildiği iddia edildi.

090518koy.jpg
Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a CİMER yoluyla başvuruda bulunan mağdur bir vatandaş, inanılmaz bir satış hikayesi ve hukuki süreçle karşılaştı.
Kent Haber’in yaptığı habere göre; Milas'a bağlı Kazıklıbucak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan, büyük çoğunluğu Maliye Hazinesi'ne ait 400 dönüm denize sıfır konumdaki arazi; 1995 yılında, Bursa'nın Orhangazi ilçesine bağlı Akalan Köyü Muhtarlığında düzenlenen zilliyetlik devir sözleşmesiyle Mustafa Baykal isimli kişiye devredilmiş. Kadastro kayıtlarında yaklaşık 30 dönümlük kısmı bölgede yaşayan köylüler üzerine kayıtlı bulunan arazinin devrini alan Baykal, bu satış senedine dayanarak, hazine adına olan parsellerin iptali ve kendi adına tescili istemiyle, 2001 ve 2004 yılında açtığı davaları yerel mahkemelerde ve temyize götürdüğü Yargıtay 20. Dairesi’nde kaybetmiş.
Mustafa Baykal, Yargıtay'ın 2006 yılında da zaman aşımı vurgusu yaparak reddettiği davayı 2010 yılında tekrar açmış. Milas 3. Asliye Mahkemesinde uzun süre devam eden dava bir noktadan sonra inanılmaz bir hızla Mustafa Baykal'ın lehine gelişmeye başlamış. Hazine adına tapu iptal talebi olan bir davayla ilgili davalı hazinenin ve müdahil olan bir kısım davalıların tanıklarının dinlenmediği, gerekli emniyet araştırmalarının yapılmadığı ve karardan kısa süre önce yapılan keşifte harç yatırılmadığı iddia edilen davada, daha sonra davacının lehine bir karar ortaya çıkmış. Öncesinde yerel mahkeme ve Yargıtay'da 2 kez reddedilen davanın Yargıtay'a son gidişinde ise çuvallar dolusu evrağın bulunduğu dosya hakkında, Yargıtay 20. Dairesi’nin 3 ay gibi kısa süre içerisinde onama kararı vermesi arazi içerinde arsaları bulunan vatandaşları şaşkına çevirmiş.
Bölgede yaşayan Ali Özkan adlı köylü vatandaş, yaklaşık 400 dönümlük hazine arazisinin içerisinde 50 yıldan fazla süredir kendi ekip biçtikleri arazilerin de olduğunu belirterek hak sahipliği iddiasında bulunan şahısların bırakın arazi sınırlarını köylerinin yerini dahi gösteremeyeceklerini iddia ederek büyük bir hukuksuzlukla karşı karşıya olduklarını ve devletten kendilerine yardımcı olmasını beklediklerini ifade ederek şunları söyledi; “1967 senesinde askerden geldim, 68-69’da başladım. Burası o zamandan beri benim, içerisi zeytinlik. Zaten bellidir, içerisinde 50-100 senelik ağaçlar var. Araziyi satalı 15-20 sene oldu. Kesin tarihi tam bilmiyorum. Cumhurbaşkanının kulağına giderse, gazetelerde haberi okuyabilirse çok faydası olur. Bu dağlar gitmiş vaziyettedir. Düzeltsinler de hiç olmazda devletin olsun. Bu Mustafa Baykal burayı nereden bilmiş. Onu burada tanıyan yok, hiç kimse tanımıyor. Madem araziler bu adamınmış da sana bana niye tapu vermişler. Ben devletin gelip hakkımızı arayıp bizi kurtarmasını bekliyorum. Senle ben kurtaramayacağıma göre devlet kurtaracak.”
Hollanda'da yaşarken yaklaşık 20 yıl önce bölgede denize sıfır konumda bir arazi satın alan Ahmet Aydın adlı vatandaş ise yaşadıklarıyla şok olmuş. Araziyi kadastral kayıtlarda hak sahibi olan bir köylüden aldığını ve 20 yıldır kullandığını söyleyen Ahmet Aydın, hak sahibi olarak 2B kapsamındaki arazinin tapusunu almayı beklerken bu durumla karşılaştıklarını ifade ederek şunları söyledi;
"Ben yurtdışında yaşıyorum. Bundan 20 sene önce köylüden burayı aldım. Benim herhalde 20 dönüm civarındadır. Zaten köylü 50 senedir kullanıyormuş, ormandan ayrılmış. Burası sonra 2B’ye ayrılmış. 2B’den ben satın alacaktım, bir öğrendik ki başkaları 400 dönümü almış. Bursa’nın bir köyünden satış yapılmış. Burayı kendi üzerine geçirmiş. Ben bunu sonradan fark ettim.
Yargı sürecinde büyük bir hayal kırıklığına uğradım. İmkânsız olan bir şekilde dava onların lehine sonuçlandı. Biz Ankara’ya temyize gittik diyelim, adamlar 2 ayda davayı çıkardılar. Benim başka bir davam var; 2 sene, 3 sene süren bir davam var, küçük bir dava. Bunda adamlar 2 ayda mahkemeyi kazanıyorlar. Artık ümidimi kestim. CİMER’e mektup yazdım. İnşallah Cumhurbaşkanımıza ulaşır, inşallah yardımcı olur. Burada hem benim, hem de devletin malı söz konusu. Benim 20 dönüm yerim var ama devletin 400 dönüm yeri var. İnşallah düzeltilir. Tek ümidim o.
Benim davadan hiç haberim bile olmadı. Hiç kimseyi çağırmadılar, hiç kimseye de bir şey sormadılar. Tekrar açılması bile imkânsız olan dava yeniden açılıyor ve kazanıyor. Üçüncü kez açtığında kazanıyor ve Yargıtay tarafından da onanıyor. Anlamak mümkün değil" dedi.

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin