A+ A A-

 

Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerini besleyen kömür sahalarındaki kazılarda ise Erken Demir Çağı, Helenistik, Roma ve Doğu Roma dönemlerine ait çok sayıda eser bulundu.
 190916komur.jpg
Habertürk gazetesinden Aykut Yılmaz’ın derleme haberine göre Kazı alanlarındaki yeni keşifler, yurtdışından geri alınan kıymetli parçalar, kentsel dönüşüm ve Marmaray gibi önemli altyapı projeleri sırasında bulunan hazinelerle zenginleşen Türkiye’nin tarihi hazinelerine, TANAP kazılarından da katkı geldi. Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP) güzergâhı üzerinde bulunan Alaybeyi Arkeolojik Alanı’nda gerçekleştirilen kazılarda, bölgenin tarihini değiştirecek bulgulara ulaşıldı.
Milas’taki Yeniköy ve Kemerköy termik santrallarını besleyen kömür sahalarındaki kazılarda ise Erken Demir Çağı, Helenistik, Roma ve Doğu Roma dönemlerine ait çok sayıda eser bulundu.
Azerbaycan doğalgazını Avrupa’ya taşımak üzere inşa edilen Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP) güzergâhı üzerinde bulunan Alaybeyi Arkeolojik Alanı’nda gerçekleştirilen kazılarda, Erken Tunç Çağı’na tarihlenen ve Kafkaslar’dan Mezopotamya’ya kadar yayılım gösteren “Karaz” kültürüne ait bir yerleşim evresi tespit edildi. Burada diagonal duvarların oluşturduğu mimari bir kompleks, bu kompleks içerisinde kalan yuvarlak planlı bir yapı ve bu yapının çevresinde hayvan başları, hoker tarzı gömüler, kutsal amaçlarla kullanılan farklı formlarda ocaklar ve bölgede daha önce hiç görülmemiş ana tanrıça idolleri ve figürleri ele geçirildi. Söz konusu alanın dini ritüeller ve kurban törenlerinin gerçekleştirildiği, kutsal bir alan olduğu değerlendiriliyor. Bölgedeki buluntular, Demir Çağı’nda burada göçer grupların yaşadığına işaret ediyor.
ROMA DÖNEMİNE AİT ESERLER
Milas’taki Yeniköy ve Kemerköy termik santrallarını besleyen dekupaj alanlarından Mengefe, Hüsamlar ve Belentepe açık kömür ocaklarında ilk kez 2006 yılında tarihi eserlere rastlandı. Ortaya çıkan antik yerleşimlerdeki kültür varlıklarını kurtarma kazılarına 2014 yılında başlandı. Halen devam eden kazı çalışmalarında bölge tarihini değiştirecek nitelikte bulgulara ulaşıldı. Hüsamlar Köyü kazılarında Erken Demir Çağı ve Helenistik Dönem’e tarihlenen oda mezarlar ortaya çıkarıldı. Belentepe’deki arkeolojik alanlarda Helenistik, Roma ve Doğu Roma dönemlerine ait çok sayıda eser bulundu. Belentepe’deki kazıda dip kısmı ve ağız kısmı yuvarlak kapakla kapatılmış, kemikten yapılmış pyksis bulundu. Yuvarlak parfüm kutusu olarak yapılan ve kadın süs eşyası olarak kullanılan kutunun gövdesinde 2 adet kanatlı eros tasviri alçak kabartma olarak işlenmiş.
YURTDIŞINDAN NELER GELDİ?
BRONZ AT KOŞUM TAKIMI PARÇASI: Amerika’da yaşayan Anne Daughtry adlı kişi, MS 2. yüzyıla tarihlenen Roma Dönemi’ne ait bronz at koşum takımı parçasını kendi isteğiyle 2014 yılında Los Angeles Başkonsolosluğu’na teslim etti.
MEZAR STELİ: ABD’nin Indiana Eyaleti’ndeki Valparaiso Üniversitesi, Brauer Sanat Müzesi koleksiyonunda bulunan Sardis kökenli 2 adet mezar stelini 2015’te anavatanına gönderdi.
EL YAZMASI: Konya Yusuf Ağa Kütüphanesi’nden çalınan “Lubab el İşaret ve’t-Tenbihat” ve “Miftahu’l Ulum” adlı 2 adet el yazması, ABD’de bulundu.
OSMANLI BAYRAĞI: 1. Dünya Savaşı sırasında Şam’da Osmanlı Karargâhı’nın İngiliz kuvvetlerince işgal edilmesinin ardından gönderden indirilen Osmanlı bayrağı, İngiliz bir askerin torunu tarafından Türkiye’ye teslim edildi.
MEZAR ADAK STELİ: Lidya Uygarlığı’na ait Manisa kökenli 10 adet mezar ve adak stelinin ABD’de internet üzerinden satışa çıkarılması üzerine bakanlık harekete geçti.
MEZAR TAŞLARI: İngiltere’de bir müzayede evinde satışa çıkarılan 18. yüzyıla ait 4 Osmanlı mezar taşı, yapılan girişimler sonucu yurda getirildi.
KARGO İLE YOLLANDI
Avusturya’nın başkenti Viyana’da yaşayan bir kişi, kargo ile Antalya Müzesi Müdürlüğü’ne bir boğa başı figürü gönderdi. Paket içerisinde, Antalya Müzesi Müdürlüğü’ne yazılmış Almanca bir not da vardı. Notta, şahsın 1963 yılında 1 haftalığına geldiği Antalya’da bahse konu eseri satın aldığı ve artık eseri kendi anayurduna iade etmek istediği yazıyordu. Tunç Çağı’na ait olan eser, pişmiş topraktan yapılmış. 9 cm boyunda ve 7 cm enindeki eser, Antalya Müzesi Müdürlüğü’nde korunuyor.
İLK SIRADA SIRBİSTAN VAR
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anadolu’dan yurtdışına kaçırılan tarihi eserleri hafiye gibi aramaya devam ediyor. Bakanlık, son 14 yıl içerisinde 4 bin 269 tarihi eserin izini bularak Türkiye’ye kazandırdı. İadesi sağlanan eserlerin ülkelere göre dağılımında Sırbistan bin 865 eserle ilk sırada yer aldı. Onu Almanya (bin 242), İsviçre (407), Avusturya (321), Hırvatistan (133), ABD (154), İngiltere (60), Avustralya (24), Birleşik Arap Emirlikleri (23), Bulgaristan (20), Fransa (18) takip etti. 2011 yılı ise Türkiye’ye iadelerin en yoğun olduğu yıl oldu. 2011’de toplam bin 885 eser Türkiye’ye geri döndü.
SİNAN PAŞA’NIN ÇİNİLERİ 2012’DE GERİ ALINDI
Bursa Sinanpaşa Camii’nde 2002 yılında gerçekleştirilen soygunda çalınan ve üzerinde Kuran-ı Kerim’den Haşr Suresi’nin 23. ayetinin bir bölümünün yazılı olduğu pencere süslemesini oluşturan 34 parça çini karo, İngiltere’de ortaya çıktı. 2012 yılında bakanlık tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda İngiltere’den iadesi sağlanan eserler, Ankara Etnoğrafya Müzesi Müdürlüğü’nde ziyarete açıldı.
BREMEN BİT PAZARINDA BİZANS HAZİNESİ
Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2002 yılında Almanya’nın Bremen kentinde bit pazarında bin 182 eserin satışa çıktığını tespit etti. Bakanlık, söz konusu eserlerle ilgili Almanya’dan adli yardım talebinde bulundu. Eserlerin iadesiyle ilgili olumsuz yanıt verilmesi üzerine Dışişleri Bakanlığı, Hannover Başkonsolosluğu’nun temin ettiği bir avukatlık firması aracılığıyla Almanya’da dava açtı. Türkiye’nin haklı bulunması sonucunda, 2008 yılında eserler Türkiye’ye getirildi. Grek, Roma ve Bizans dönemine ait 716 sikke ile madeni süs eşyaları, mücevherler, haçlar ve mızrak uçlarından oluşan toplam bin 182 eser, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü’nde koruma altına alındı.
DEVLETİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ TEMSİL EDİYOR
Amerika’da ikamet eden bir Türk’ün elinde bulunan Osmanlı Devlet Arması, 2016 yılında Türkiye’ye geri döndü. Los Angeles Başkonsolosluğu tarafından teslim alınan arma, Ankara Etnografya Müzesi Müdürlüğü’ne verildi. Sultan 2. Abdülhamid dönemine ait olan arma, atlas kumaş üzerine renkli iplerle işlenmiş. Armadaki güneş devletin büyüklüğünü, güneşin ortasındaki tuğra en büyük Müslüman Türk hanedanını, kavuk saltanat ve hilafeti, çiçekler müsamahayı, terazi adaleti, kitap Kuran-ı Kerim’i, silahlar orduyu, madalyonlar çeşitli milletlerden oluşan Osmanlı’yı temsil ediyor.

 

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin