Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

özgür1.jpgCumhuriyet Halk Partisi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı aday adaylarından Oral Karakaya, beklenen önseçim yapılmadan, Ankara'da yaratılan lobi faaliyeti ile Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün aday olarak atanınca, geldiği Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'nde “Genel Sekreterliğe” döndü.
Doğal olarak adaylık için kaydolduğu CHP Üyeliği'nden de istifa etti.
Şimdi de Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yayınlanan kararname ile asıl geldiği yere, “Mülkiye Başmüfettişliği”ne geri döndü. Talep etmiş olmalı ki “ataması” yapıldı.
Neden talep etmiş olabilir?
Elbette o bir Mülkiye Başmüfettişi'ydi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun tavassutu veya isteği ile Muğla gibi yeni kurulan CHP'li Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'nde “Genel Sekreter” yapılmıştı. “Yeni Nesil Belediyecilik formasyonu” almış bir “genç mülkiyeli” olarak başarılı olmuştu... Bize anlatılan bu...
Nedense o “başarıyı” kendi memleketi Muğla'da sergilemesine izin verilmedi...
xx xx xx
Ben geçen yerel seçimde adayların belirlenmesi sürecinde Büyükşehir için aday adaylarının içinde “turizmi de tarımı da bilen”, bildiğini düşündüğüm Mehmet Kocadon'u desteklemiştim. Yeniden o güne dönsek sanırım yine öyle yaparım... Yani ben Oral Karakaya'yı tanımıyordum. “Oralcı”lardan olmadım.
O süreçte kendisinin de benimle tanışmak gibi bir “derdi” olmadı. Benim de öyle bir derdim yoktu. Sanıyorum o “festival havasında” geçen, Muğla CHP'ye heyecan getiren ve gerçek bir “sosyal demokrat” partiye yakışan süreçte Karakaya'nın tanıştığı iki gazeteciden biri Fatih Bozoğlu, biri de Nejat Altınsoy oldu. O zaman ikisinden de farklı Oral Karakaya dinledim.
Sanırım daha sonra ben de üçüncü tanışan oldum, ama sürecin sonunda... Geçte olsa bizi tanıştıran İbrahim Şimşek'e “Keşke tanıştırmasaydın” dedim. Şaşırdı, “Bir yanlış mı oldu?” diye sordu, “Hayır çok beğendim. Aday gösterilmeyecek, üzüleceğim. Tanışmamış olsaydık, üzülmezdim.” diye karşılık verdim...
CHP İl Başkanlığı'nda adaylık başvurusu yaptıktan sonra, yan bahçede partililere ve Muğlalılara seslenirken ise arkadaşlarım Fatih te, Nejat ta, ben de, hepimiz hayran kalmıştık. Tabi “Oralcı” da olmadık. Çünkü biz “Osmancı” veya başka bir şeyci olacak insanlar değiliz...
xx xx xx
Oral Karakaya, yeni görevini sosyal medya hesabından “2019/268 Sayılı Cumhubaşkanlığı kararı ile Mülkiye Başmüfettişliği görevine atandım. Buradan sonraki görev yerim İçişleri Bakanlığı/Ankara olacaktır.” diye duyurdu.
Sosyal medyada kıyamet koptu...
O seçimler sırasındaki “Kırmızı bildiricilerden” bazıları “Pis kokular geliyor” diye yazdılar ve bunu layklayan ilginç isimler çıktı... Önümüzdeki yerel seçimde Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş'ün “Büyükşehir” adayı olacağı söyleniyor ya, o zaman kendisinin “Menteşe adayı” gösterilebileceği ham hayali içinde olanlar bile vardı o layklayanlar içinde.
Siyaset dünyası, umut dünyası... Umut hayal ürünü ve oportinistçe olunca siyaset ucuzluyor, bayağılaşıyor. Tabi beni de bir gülmek alıyor...
Sosyal medya kullanıcılarından biri de “Oral bey paylaşımını Erdoğan'ın imzası ile koydu. Böyle yapmak yerine Mülkiye baş müfettişliği görevini üstlendiğini yazar, bu tartışmalar olmazdı..” diye yazmış...
Bu da bakış açısı...
xx xx xx
Karakaya paylaşımı yaparken, Cumhurbaşkanı Erdoğan imzalı kararı da paylaşmış. Bence gayet normal.. Hem bu şekilde kendisini İçişleri Bakanlığı'ndan alıp Tekirdağ'a “Genel Sekreter” yapıp, sonra da Muğla'ya gönderip aday yapmayanlara ve Tekirdağ'a yeniden döndüğü görevini de kendisine çok görenlere sitem etmiş olamaz mı?
Hatta İstanbul ve Ankara'da Büyükşehir Genel Sekreterliği kapılarını kapatanları da selamlamış olabilir!
Ayrıca empati yapmak lazım. Bir sosyal medya kullanıcısının da ifade ettiği gibi, “Oral bey iki nedenle bu işi kabul etmiş olabilir. Birincisi ekmek parası. Çoluk çocuğun rızkı. İkincisi yeniden siyaset sahnesine dönmeyi düşünerek kariyerini artırmak.” olabilir. İkisi de mümkün. Önümüzdeki günlerde görürüz...
Hatırlıyorum da, yine bir “mülkiye müfettişi”, Yerkesikli hemşerimiz Osman Can Yenice de 2014 yerel seçimlerinde MHP'den Muğla Belediye Başkanı adayı olmuş, sonuç alamayınca da bir süre sonra İçişleri Bakanlığı'ndaki görevine dönmüştü.
Prof. Dr. Nurettin Demir... CHP'de milletvekilliğinin ardından Karakaya ile birlikte Büyükşehir aday adayı oldu, O da netice alamayınca kurucu dekanı olduğu Muğla Tıp Fakültesi'ndeki kürsüsüne geri döndü... Milletvekili Mürsel Alban'ın bahçesinde eylem yaptığı hastaneye...
Siyasi görev alan ve almaya kalkan devlet görevlilerinin devlet görevlerine dönmeleri kanuni haklarıdır... Bunu sorgulamanın, “pis kokular” aramanın alemi yok...,
xx xx xx
Bence Oral Karakaya'nın İçişleri Bakanlığı'na dönmesi Devlet için bir “kazanç”, CHP için bir “kayıp”tır... Muğla Büyükşehir Belediyesi'nde Ulaşım Daire Başkanı iken kızağa alınan veya “ailevi” yada “sağlık” sorunları nedeniyle o görevden istifa ettiğini açıklayan Alper Kolukısa'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne “Daire Başkanı” olarak gönderilmesinde kazançlı olan kim?
Tabi CHP'li bir belediyede yüksek performans sergilemiş ve CHP'den aday adayı olmuş birinin o CHP'li belediyede kalması veya bir başka CHP'li belediyede görev alması beklenirken, AK Partili bir Hükümetin İçişleri Bakanlığı'nda görev alması da tartışılır.
Ama kınanır, süpekülasyon yaratılır mı? Acaba Muğla'dan Tekirdağ'a kadar nasıl bir elin uzandığını biliyor muyuz?
Artık Oral Karakaya ne kadar Osman Gürün muhalifi ise, Osman Gürün'de o kadar Oral Karakaya muhalifi... Karakaya, CHP'li yerlerde rahat bırakılır mı?
xx xx xx
Şimdi gelin bir anımsayalım... Karakaya, 2015 yılında İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulundaki görevinden ayrılarak Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olmadan önce, 2005 yılında, hem de 36 yaşında Mülkiye Başmüfettişi olmuştu. Araştırma ve eğitim çalışmaları için yurtdışına gönderilmiş, ABD Virjinya Commonwealth Üniversitesi’nde 'Acil Durum Yönetimi', 'Terörizm', 'Bütçe-Finans', 'Medya', 'Uluslararası İlişkiler ve Uluslararası Politik Ekonomi' alanlarında programlara katılmış, 'New York Metropol Yönetimi' üzerine çalışma yapmış, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Fransa ve Lüksemburg’daki 'şehircilik ve yerel yönetim' yaklaşımlarını incelemiş bir isim...
Bütün bunların yanında 'Türkiye’de Yoksulluk Yönetimi', 'Memur Dokunulmazlığı', 'Kamuda Taşeron Personel İstihdam Politikası', 'Yönetim-Siyaset İlişkisi', 'Merkez-Yerel İlişkisi ve Mülki İdarenin Dönüşümü', 'Türkiye’de Yerel Yönetimlerin Yerelliği' ve 'Türkiye’de Büyükşehirlerin Yönetimi' başlıklı akademik çalışmalara imza atmış olan Karakaya, üstüne “Genel sekreterlik” ve CHP gibi bir partide “siyaset yapma” tecrübesi de aldıktan sonra İçişleri Bakanlığı O'nu değil de benimi göreve çağıracaktı?
Tabi “CHP Genel Merkezi böyle bir ismi neden gözden çıkarmış olabilir?” diye de sorulabilir, ama nede olsa CHP “Devlet kurmuş” bir parti... Nasıl olsa CHP'de Karakaya çapında Devlet Adamı çoktur... (!)
xx xx xx
Yerel yöneticilerin hala “doğru okuyamadıkları” o Büyükşehir Yasası hazırlanırken İçişleri Bakanlığı'nda görevli olmuş olmasının, Karakaya'nın o “Tekirdağ başarılarına” katkısı olmuş mudur bimiyoruz, ama Alper Kolukısa'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne hangi konularda, nasıl bir katkısı olabileceğini de çok merak ediyorum.
Bugün niyetim Kolukısa'yı sorgulamaktı. Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün'ün bitmemiş seçimin faturasını kestiği ve “kızaktaki” bir bürokrat “hangi özelliği” nedeniyle İstanbul Büyükşehir'e gönderilmiş ve alınmış olabilir anlamaya çalışacaktık, ama anlaşılacak gibi değil...
Demek ki Ulaştırma Daire Başkanlığı'ndan istifa sebebi olan aile veya sağlık problemi ortadan kalkıvermiş...
“Osman Gürün, İmamoğlu'na kazık mı attı?” başlıklı sosyal medya paylaşımımda Kolukısa'nın “İETT Genel Müdürü olacağını” yazmıştım. O da telefonla arayıp, İETT'nin sözkonusu olmadığını belirtip, “Muğla Büyükşehir Belediyesi ile ilişiğimi kestim. Şuan İBB’de Daire Başkanıyım.” demişti. Ben de “Hayırlı olsun” demiştim. Hayırlı olsun. Oral Karakaya'ya da hayırlı olsun...
------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: Hiçbir şey büyüklük kadar sade değildir. Çünkü sade olmak biraz da büyük olmaktır. (Albert Camus)
ÇİVİ
Arkadaşım “Herkes tutturmuş Kazdağları gidiyor. Şu Milas Dağları, Yatağan Dağları ne olacak?” diye sordu.
Beni Bi Gülmek Aldı :)))))

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin