Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

özgür1.jpgÇevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinesinde yürütülen projede, milyonlarca vatandaş İmar Barışı son başvuru tarihlerinin ne zaman dolacağını merak ederek araştırıyor. En fazla başvuruyu İstanbul'dan alan projede, İzmir ili de 2. sırada yer alıyor. Bugüne kadar 10 milyon 250 bin vatandaşın başvuru yaptığı İmar Barışı başvuruları 15 Haziran 2019'da sona ermiş, Yapı Kayıt Belgesi ücret yatırma süresi de 30 Haziran'da sona erecekti... O gün Cumhurbaşkanlığı kararıyla, İmar Barışı son başvuru tarihi 31 Aralık 2019 tarihine kadar uzatıldı.
Neden uzatıldı?


Yapılan açıklamalara göre, Yapı Kayıt Belgesi için başvurmuş olanlar, bedelin en az yüzde 25'ini 31 Temmuz'a kadar, kalan kısmını ise 31 Aralık tarihine kadar taksitle yatırılabilecekler.
Muhtemelen başvuru sahipleri Yapı Kayıt Belgesi ücretlerini yatırmadılar ve bu yüzden süre uzatılmış olabilir. Hazineye kaynak lazım... Sanıyorum beklendiği kadar peşinat yatıran olmadı...
Öyle ya da böyle sanal kaçak yapı ile başvuranlar o sanal yapıyı gerçeğe dönüştürmek için kolları sıvarken, olup bitenden cesaret alıp yeni heveslenenlerin katılımıyla kaçak yapılaima devam ediyor...
xx xx xx
Geçenlerde biraz soluk almak için Akyaka üzerinden Ören'e gittim. Araba hareket halinde sadece Turnalı-Akbük arasında bitmiş ve yapımı devam eden 50'ye yakın yapı saydım.
Bunlar denize sıfır değil, deniz manzaralı yola sıfır yapılardı.
Artık Çınar'da piknik, deniz keyfi zor. Akbük soygun yeri... Buralarda “denetim” kalmamış. Akbük'e Menteşe'den Zabıta gelip gidiyormuş...Gelip gidiyormuş, o kadar. (!)
Akbük Koyu'nda bir “facia” yaşanıyor... Kaçak yapı sayısının bini geçtiği ve bunların yüzde 90'ının 2017'den sonra yapıldığı söyleniyor. Turizm Sezonunun başlaması ile birlikte zabıta trafiği artmış, ama imar konusunda bir müdahalelerinin olduğunu da gören yok...
Komik veya acı olanı da, burada “azmak” içinde bile hayali konut gösterilip, imar barışı başvurusu yapıldığını öne sürenlerin sayısının çoğalmış olması...
Buralarda “imar barışı startı” verildiği günden beri kovboy filmlerindeki “vahşi batı”, “altına hücum” hikayeleri yaşanmaya başlamış.
Ortada bir Ret Kit te yok, ama Daltonlardan geçilmiyormuş...
xx xx xx
Ören'de “Gelen gideni aratırmış” diyorlar.
İmar Barışı azgınlığı Ören'de de yaşanıyor. İki kat yapılaşmanın olduğu Ören'de özellikle Yalı'ya yakın yerlerde “denizi görmek için olsa gerek” (!) üçüncü katlar çıkılmaya başlamış.
Ören'e geçen yaz gittiğimde bunlar yoktu. Turnalı-Akbük arasında yeni yapılar görünmüyordu!
Akyaka'da Ula'nın yeni Belediye Başkanı İsmail Akkaya ile herşeyin kontrol altında olduğu söyleniyor. Bir Ula Belediyesi yetkilisine “Çınar ne olacak?” diye sordum, “Eski Başkan Ümit Karaaslan beye sorun” diye yanıt verdi.
Gökova Körfezi kıyısında kime ne sorsanız, “Milas'tan Ören, Menteşe'den Akbük bu kadar denetleniyor” yanıtı alıyorsunuz. Siz siz olun Akbük'te, Ören'de herhangi bir mekana oturduğunuzda önce fiyatları sormayı ihmal etmeyin...
Bir de Turnalı-Akbük arasında kayıt dışı “bazlamacı”, “gözlemeci” den geçilmiyor. Bu noktalarda sürücüler sıkıntı yaşıyor...
xx xx xx
Ören'de düne kadar geceleri Yalı gençlerle kaynar, Akbük'te Muğlalılar olurdu... Artık yoklar!
Akbük'te öyle ucube içinizi kan ağlatacak görüntüler var ki, herkes kafasına göre takılıyor.
Hatta buradan doğru dürüst yolu olmayan Koca Orman Koyu'na giderken bile acaip yapılarla karşılaşıyorsunuz.
Kıyıda bir kaç tuvalet var, ama zaten halkın bir mekana oturmadan denize girebileceği sadece arkadaki ormana ait koy kalmış, oralarda da nereye çövdürürlerse artık...!
Fakat buradaki asıl tehlike, bu kadar yapının fosseptikleri... Hiç bir denetim yok. Denize ve azmağa mutlaka karışıyordur... Diğer bir tehlike de azmağın çaktırmadan dolduruluyor olması...
Azmak orada çok önemli bir faktör. Bu koyun dünyaca önemini bu azmak sağlıyor. Azmaktan denize akan su denizde hem dip hemde yüzeysel akıntıları oluşturuyor. Denizin temizliği ve rengi bu almağa bağlı. Aynı zamanda çeşitli plaktonları denize sürüklediği için üremeye gelen balıkların da besin kaynağı... Fakat azmak hem arka, hem de deniz kısmından azar azar dolduruluyor...
Azmak'ın sırf otopark ya da yaşam alanı açmak için doldurulduğunu öne süren Akbük severler, “Şimdiki hali ve sonraki hali google earth'den tespit edilebilir.” diyorlar...
xx xx xx
Tabi başta Azmak ve çevresine “Yapı Kayıt Belgesi” veren Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü görevlileri, belge verdikleri yerlere gidip bakıyorlar mı çok merak ediyorum...
Örneğin Azmak, yaklaşık 78.000 m2 alanı kaplıyor. Kayıtlarda 117 ada, 1 parsel, 9 bin 500 m2 olarak geçiyormuş. Bu alan üzerinde yapı varmış gibi gösterip, “imar barışı” başvurusu yapanlar var mıdır? Bakalım bu herkesin merakını gideren olacak mı...
Hangisi merakımızı gidermek isterse; Muğla Valisi Esengül Civelek ile Menteşe Kaymakamı Caner Yıldız'ın Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'nün, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ve Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş Menteşe İmar Müdürlüğü'nün “imar barışı” kayıtlarına bakmaları yeterli olacaktır sanırım...
Basımızda da fikri takip yok.. Geçen kış orada 40 ağaç kesilmiş ve birisi kadın 3 şüpheli yakalanıp sevk edildikleri mahkemece tutuklanmışlardı.. Sonra ne oldu? Çoktan unutuldu.. Oysa sosyal medyada neredeyse Türkiye ayağa kalkmıştı! O kesilen ağaçların çevresinde de 40 kadar “yapı kayıt belgesi” alındığı söyleniyor. Akbük'te adım atacak yer kalmamış.
Bakalım yarın buralarda kimler mal mülk sahibi olarak karşımız çıkacak?
xx xx xx
Bu “İmar Barışı” ve süre uzatımı ile ilgili ve Muğla'da kaç başvuru yapıldığına dair bir kayıt varmıdır diye Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü internet sitesine girdim.
30 Nisan 2019'da “Kaçak yapı yıkımları devam ediyor” başlığı ile açıklama yayınlanmış. Heyecanlanıp okudum, “İlimiz, Bodrum İlçesi, Güvercinlik Mahallesi, 125 ada 8 parselde yer alan yapıya ait Yapı Kayıt Belgesi, Valiliğimiz Yapı Kayıt Değerlendirme Komisyonu'nca iptal edilmiştir. Bodrum Belediyesi'nce de yapı yıkılmıştır.” yazılıydı. Hüsrana uğradım...
Bu mu yani?!!
Daha önce 20 Eylül 2018 tarih ve “İMAR BARIŞINI SÜİSTİMAL EDENLERİN YAPILARI YIKILIYOR…” başlığı ile “Halk arasında 'imar barışı' olarak bilinen kanunu düzenlemeyi suistimal etmek isteyenlerin yapıları yıkılıyor. İlk olarak Fethiye İlçemiz Kayaköyde imar barışı kapsamına girmeyen bina yıkıldı.” şeklinde açıklama yayınlanmış. Hepsi bu.. İçimden “Yuh..” diye bir sözcük geçti...
Bir de şu MUÇEV'in etki, yetki alanlarında fotoğraf çekme yasağı ile ilgili bir şey var mı diye de baktım, ama yoktu. Ortada hala bir Valilik açıklaması da yok. Akbük'te kesilen ağaçlar gibi unuttuk bile...
xx xx xx
Çok konuşuldu, çok yazıldı. İktidar sözcülerinin ‘barış’ dediği, kentlerde ve kıyılarda işlenen organize imar suçlarının affedildiği bir seçim yatırımı olarak anlatıldı. Ben buna çok katılamıyorum...
Bizim Muğla'da da AK Parti teşkilatlarında “Bakanlığa bu affı biz önerdik” diye övünenler olmuştu.. İyi halt ettiniz.. Af sayesinde en çok başvurunun yapıldığı İstanbul ve İzmir'i kazanmakla kalmayıp, Muğla'da en çok başvurunun olması gereken Marmaris ve Bodrum'u da kazandınız!
Bu uygulamaya “İmar Barışı” demek doğru değil. Çünkü bu ülkede herkes “İmar Kanunu ihlali” veya “Kent” suçu işlemiş, “rantiyeci” ve “Hazine arazisi işgalcisi” değil... Öyle olsaydı 31 Mart'ta başta İstanbul ve İzmir olmak üzere büyük şehirlerin tamamını ve Ege-Akdeniz kıyılarını AK Parti kazanırdı...
Şimdi “Kent Suçu” ve “Çevre Suçu” işlememiş olan “yasalara saygılı” vatandaşlarla nasıl barışacaksınız?
Amaç, Selimiye'deki, Bozburun'daki evlenen oğlu için tarlasının kıyısına ev yapan köylüyü affetme amacından çıkılmış, “Yapı Kayıt Belgesi” paraları ile Hazineye gelir sağlamaya dönüşmüştür.
Tamam o köylüyü, balkonunu içeriye alanı, bir daireden 2 apart çıkaranı, çatı katı çekeni, salındırma yapanı, kot farkından yararlananı affedin.. ama denizin içine villa, şehrin orta yerine rezidans, Hazine arazisine site konduranla barışmayın. Ben barışmayacağım. Barış yapanı affetmeyeceğim...
Kaçak yapılaşma “afla” değil, “planlama” ile engellenir...
------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: Bazı insanlar prensipleri için partilerini değiştirir, bazıları partileri için prensiplerini değiştirir. (Winston Churchill)
ÇİVİ
Bugünlerde “Su ve ulaşım zammı ile ilgili neden kırmızı bidiri yayınlanmıyor?” diye soranlar çoğalırken, Arkadaşım, “31 Mart seçimine yayınlanan bildiri korsan bildiri değildi ki..” dedi
Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin