A+ A A-

 

Milas’a kurduğu vakıflarla Çöllüoğlu Hanı ve Ağa Camii gibi önemli yapıtlar azandıran Milaslı Hacı Abdülaziz Ağa’nın hayatı ve bilinmeyenleri anlatıldı. MİTSO Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen "Milaslı Hacı Abdülaziz Ağa'nın Hayatı ve Vakıf Hizmetleri" paneline ilgi yoğun oldu.

0405185haciabdulaziz.jpg
Haber: Demet Leyne Turhan
Çöllüoğlu Hanı, Ağa Cami, Belen Cami restorasyonu gibi birçok ünlü yapıtı kurduğu vakıflarla Milas’a kazandıran, Milaslı Hacı Abdülaziz Ağa’nın hayatı hakkında panel düzenlendi.
Vakıflar Aydın Bölge Müdürlüğü ile Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesince, Milas Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonundaki panelde konuşmacı olarak; Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı Burhan Ersoy, Fatih Sultan Mehmet Vakfı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Özcan ve Said Nohut yer aldı.
Gerçekleştirilen oturumu Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Duman yönetti.
Ersoy; Osmanlı döneminde hastalara ücretsiz ilaç, mahkûmlara yemek, karlı, buzlu havalarda sokak hayvanlarına su sağlama, hizmetlilerin kırdıkları ev eşyalarını ödeme gibi amaçlarla kurulmuş çok sayıda vakıf bulunduğunu konuşmasında belirterek; "16'ıncı yüzyılın başında devlet bütçesinin yüzde 17'lik kısmının vakıflara ayrıldığını görüyoruz. Ecdadımız adalet, dış politika ve emniyet dışındaki tüm alanlarda vakıf kurmuş. Bunlara genç kızlara çeyiz alınması, kayıkçılık yaparak geçimlerini sağlayan yaşlılara ek ücret ödenmesi gibi amaçlarla din, eğitim, kültür, sivil, ekonomi ve sosyal hizmetler alanında vakıflarımız var. Biz de Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak günün şartlarına uyarlayarak ecdadımızın mirasını yaşatıyoruz" ifadelerini kullandı.
Ersoy ayrıca, Vakıflar Genel Müdürlüğünün Maliye Bakanlığından sonra 65 bin taşınmazla en fazla mülke sahip kurum olduğunu, 22 bin aileye düzenli olarak gıda yardımı, 15 bin öğrenciye burs verdiklerini ve yurt dışından gelip Türkiye'de öğrenim gören öğrencilere de maddi yardımlarda bulunulduğunu kaydetti.
Fatih Sultan Mehmet Vakfı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Özcan, Osmanlı döneminde eğitim vakfı için belirlenen köylerin vergiden muaf tutulduğunu dile getirdi. Cami, mescit gibi ibadethanelerin yanında vakıflarla kütüphane, imaret gibi yapıların da inşa edildiğine vurgu yapan Özcan, "Belediyelerin yaptığı pek çok iş vakıflar tarafından yapılmıştır. Ulaşım, hamam, çeşme gibi hizmetler o dönem vakıflar aracılığıyla sağlanıyordu. Batılı biz gezginin aktardığına göre yalnızca İstanbul'da günlük 30 bin insan yemeğini imarethanelerde yiyordu." diye konuştu.
Fatih Sultan Mehmet Vakfı Üniversitesinden Sait Nohut, Milaslı Hacı Abdülaziz Ağa'nın 1. Mahmut döneminde yaşadığını ve vakıf geleneğinin ailesince sürdürüldüğünü anlattı. Kendisinin Ağa Cami'ni 1737 yılında inşa ettirdiğini ve yanında yapılan 20 odalı medresenin görevlisine günlük 60 akçe gibi bir ücret ödenmesini istediğini, bunun da o günün şartlarında Ayasofya Cami müderrisiyle aynı ücret olduğunu aktaran Nohut, aileden Mehmet Said Ağa, 1753 yılında ilçenin içme suyu ihtiyacı için Beypınarı mevkisinden su getirtip çeşme yapıldığını ve Milas'ın imarında çok önemli hizmetlerde bulunduğunu vurguladı.
Konuşmaların ardından katılımcılara plaket verildi.

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin