A+ A A-

 

Milas’ta 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Atatürkçü Düşünce Derneği Milas Şubesi ve Cumhuriyet Kadınları Derneği Milas Şubesi işbirliğinde, söyleşi ve film gösterimi etkinliği gerçekleştirildi.

070318cocuk_5102b.jpg
Haber: Gülşah Baştakın
Milas’ta 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Atatürkçü Düşünce Derneği Milas Şubesi ve Cumhuriyet Kadınları Derneği Milas Şubesi işbirliğinde, söyleşi ve film gösterimi etkinliği düzenlendi.
Dün Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonu’nda ADD ve CKD işbirliğinde düzenlenen etkinliğe; Milas Belediye Başkan Yardımcısı Zeynep Mat, ADD Milas Şube Başkanı Gülçin Erşen, CKD Milas Şube Başkanı Gülden Sökelioğlu ve Belediye Meclis Üyeleri ve STK temsilcileri katıldı.
“KADIN OLMADAN ASLA”
CKD Milas Şube Başkanı Gülden Sökelioğlu, her yıl yüzlerce kadının cinayete kurban gittiğini kaydettikten sonra, “Yaşadığı eve, ortama hayat veren kadın; ülkemiz koşullarında, ne yazık ki layık olduğu seviyede değil. '8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü', ama çoğu kadın bu günün farkında değil. Tarlada, fabrikada, evde ve iş yerlerinde çalışan kadınlar, emeklerinin karşılığını alamayan emekçi kadınlarımız; eşit işe eşit ücret alamıyor, güvencesiz çalışıyor.
AKP Hükümeti tarafından; çalışan ve doğum yapan kadınlara, çocukları ilkokula başlayıncaya kadar, yarım gün çalışma izni verilmesi bir aldatmacadır. Çünkü, hiç bir işveren, yarım gün çalışan kadını işyerinde istemez. Eğer çalışan, çocuklu kadınlara kolaylık sağlanacaksa işyerlerinde kreş açsınlar. Amaç; kadını, çalışma hayatından koparıp, eve hapsetmek. Kadın hakları yönünden de hep geriye gidiyoruz: 17 Şubat 1926 yılında, kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile kadınlarımız; evlenme ve boşanmada eşitlik, miras, nafaka, çalışma hayatına katılma haklarını kazandılar ve modern ailenin temeli atıldı. Medeni Kanun ile,' Laik Hukuk' sistemi benimsendi. Medeni Kanun'un 92. yıldönümünde maalesef kadın hakları yönünden, yüzyıllar gerisine hızla gidiyoruz: Bugün, Diyanet'in yayımladığı fetvalarla kadınların, şeriat hükümlerine göre evlilik ve boşanmanın nasıl olacağı açıklanıyor; kız çocuklarının evlilik yaşı sürekli düşürülüyor.
İlkokul ders kitaplarında, türbanlı küçük kız çocuklarının erkeklerin ayaklarını yıkadığının resmedilmesi; kız çocuklarının aciz, erkeğe muhtaç olduğu algısı yaratılıyor.
Kadına yönelik şiddet de sürekli artıyor: 2018 Şubat ayında 47 kadın cinayete kurban gitti; en az 30 çocuk da cinsel istismara uğradı. 'Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu' verilerine göre:
2018 Ocak ayında 28 kadın öldürülmüştü. Verilen cezaların az olması, hafifletici sebeplerle suçların cezasız kalması kadına şiddetin artmasına neden olmaktadır. Kadınlarımız bilinçli olur, haklarına sahip çıkarsa; emeğinin, haklarının, cinselliğinin sömürülmesine izin vermez. Hitler Almanya'sında, Nazi zulmüne karşı yazılarıyla mücadele eden; şair, oyun yazarı Berthold Brecht'in sözü ile kadınlarımıza seslenmek istiyorum: 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber; ya da hiç birimiz.'” ifadelerini kullandı.
Dünya Kadınlar Günü için yapılacak özel etkinlikte; Muğla Barosu Milas Temsilcilerinin yaptığı “6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” ile ilgili söyleşiyle başladı.
“Çocuklara yönelik cinsel saldırılar, aileler ne yapmalı?” konulu söyleşinin konuşmasını ise Psikolog Şaduman Kaçan gerçekleştirdi.
Psikolog Kaçan, çocukların ‘hayır’ demeyi öğrenmesi gerektiğini belirttikten sonra “Toplumumuzda son dönemlerde yaşanan çocuklara yönelik cinsel istismar vakaları bizleri derinden üzmektedir. Çocuklara cinsel istismar bir suçtur. Çocuklarınıza bu özel bölgelere kimse dokunamaz diye söyleyin. Birisi bu bölgelere dokunmak isterse ‘hayır’ demesi gerektiğini anlatın. Eğer çocuğunuz hayır dese bile biri dokunursa ona çığlık atmasını söyleyin. Hayır desin ve çığlık atsın.” dedi.
Kaçan, anne ve babaların da çocuklarını özel bölgelerinden öpmemesi gerektiğini şu sözlerle ifade etti: “Yalvarıyorum size çocuklarınızı bu özel bölgelerinden öpmeyin. Çocuklarınızı dudaklarından öpmeyin. Cinsel açıyı bir kenara bırakın sağlık açısından da hiç doğru bir davranış değil. Siz ne söylerseniz söyleyin, çocuk annem yaptı başkaları da yapabilir diye düşünüyor. Çocuğunuz sizin yanınızdayken bile yabancılarla konuşmak için sizden izin almalı. Siz yanında yokken kimseyle konuşmamalı. Hatta bir şey verseler bunu almamalı. Çocuklarınızı bunu öğretmelisiniz.”
Söyleşi programının ardından Halide Edip Adıvar’ın aynı adlı romanından uyarlanan “Vurun Kahpeye” filminin gösterimiyle etkinlik sona erdi.

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin