A+ A A-

 

Afrin'de yürütülen Zeytin Dalı Operasyonu'nda şehit olan ve Milas’ta büyüyen Piyade Astsubay Üstçavuş Musa Özalkan'ın evine, 2009 yılında karıştığı bir kazadan dolayı haciz geldi. Konu ile ilgili olarak Adalet Bakanlığı, haciz konulmasını talep eden avukat hakkında suç duyurusunda bulundu.

130218afrin_ba531.jpg
Haber Merkezi
Afrin bölgesine gerçekleştirilen Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında, 22 Ocak tarihinde Kilis'in Gülbaba köyü güneydoğusunda PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü unsurları ile girilen çatışmada şehit düşen ilk kahraman Piyade Astsubay Üstçavuş Musa Özalkan, Türkiye’yi yasa boğmuştu.
Milas’ta büyüyen Şehit Özalkan’ın babası Selahattin Özalkan’ın Milas TKİ’de çalışıp emekli olan ve ardından memleketi Ankara'ya dönen ailesi, gelen haciz haberiyle şok oldu.
Şehit Özalkan’ın defnedilmesinden 1 gün sonra, karıştığı kaza dolayısıyla karşı tarafın avukatı şehit parasının haczedilmesini talep etti. Yaşanan olay, “Böyle vicdansızlık olmaz” dedirtti.
Şehit Özalkan’ın 2009 yılında yaptığı kazadan dolayı tazminat borcu vardı. Kazaya karışan karşı tarafın avukatı, şehit Özalkan’ın arabasına ve emekli ikramiyesine 23 Ocak'ta haciz kararı aldırdı.
Şehit Özalkan’ın geçirdiği kaza olayı şöyle oldu; 5 aylık kız babası, şehit Piyade Astsubay Üstçavuş Musa Özalkan (30), 2009'da trafik kazası geçirdi. Serkan ve Züleyha Saçan isimli karı-kocanın arabasına çarptı. Kaskosu yoktu, karşı tarafın arabasının tamiratını cebinden yaptırdı.
Olayın ardından Adalet Bakanlığı, Astsubay Musa Özalkan’ın Zeytin Dalı Harekâtı’nda şehit olmasından bir gün sonra emekli ikramiyesine ve aracına haciz konulmasını talep eden Avukat Emine Gün hakkında suç duyurusunda bulunurken, icrayı başlatan personel hakkında da inceleme başlattı. Davacı Serkan Saçan, icra takibinin kendi bilgisi dışında başlatıldığını söyledi.
“ŞEHİT OLDUĞUNU DUYAR DUYMAZ, İCRAYA GİTMİŞ”
Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afrin’deki Zeytin Dalı Harekâtı’nda 22 Ocak’ta şehit olan Piyade Astsubay Üstçavuş Musa Özalkan’ın, 2009 yılında Yozgat’ta karıştığı bir trafik kazası sonrası maaşına konulan icranın yenilenmesi için davacı Serkan Saçan’ın avukatı Emine Gün, müvekkilinin söylemleri doğrultusunda icranın yenilenerek tazminatlardan tahsis edildiğini belirtmişti.
Konuyla ilgili açıklama yapan davacı Serkan Saçan ise icra takibinin kendi bilgisi dışında başlatıldığını söyledi. Avukatı Emine Gün’ün kendisinin bilgisi dışında şehit Astsubay Musa Özalkan’ın arabasına ve şehitlik maaşına icra koyduğunu söyleyen Saçan, "Benim arabam da, Musa’nın arabası da kiralıktı. Musa kendi arabasının masrafını karşıladı, ben kendi arabamın masrafını karşıladım. Ondan sonra benim masraflarım karşılanmadığı için tazminat davası açtık. Dava 21 ay önce tamamlandı. 21 aydır da avukatım Musa’nın maaşına icra koydu. Benim maaşıma da Musa’nın avukatı icra koydu. 21 aydır maaşımızdan icra kesiliyor. Ben Musa’yla sürekli konuşuyordum. Musa ‘Anlaşalım’ diyordu, ‘Anlaşalım’ diyordum bende. Musa’ya dava açtım ama her zaman telefonda internetle görüşüyordum. 21 ay önce dava bitti. 21 aydır, avukat parayı alıyor. Bu parayı avukat kendi dosya masrafı olarak kullanıyor. Ben oradan bir kuruş bile almadım. Musa şehit olmuş, sonradan öğrendim. Ben onun Bolu’da olduğunu biliyordum. Afrin’e gitmiş, şehit olduğunu 1 gün sonra öğrendim. Avukatımın yanına gittim. Musa’nın ailesiyle de, avukatıyla da görüştüm. Yalnız benim sonradan öğrendiğim bir şey var, benim vekaletim avukatımda olduğu için avukatım şehit olduğunu duyar duymaz icra dairesine gitmiş, arabasına ve ailesine verilecek şehit parasına icra koymuş, benim bilgim dışında. Bundan benim hiç haberim yoktu, sonradan öğrendim ben bunu. Abisi aradı şehidin. Yanıma helallik için geldiler. Ben helalleştim. O zaman da avukatımın parasını da verdiler. Çekip geri Ankara’ya gittiler. Abisiyle konuştum ben. Yerköy savcısı da buna şahit. Çünkü benim bilgim yoktu. Avukat hanım; sabah Musa’nın şehit olduğunu öğrenmiş, sabah erkenden icra dairesine yazı yazmış. Benim bundan herhangi bir haberim yoktu. Bana danışmadı, direkt icra dairesine gidip şehidin ailesine verilecek şehitlik parasına ve aracına icra koydurmuş" dedi.
Saçan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Benim karşı taraftan geçen hafta perşembe günü şehidin ağabeyi yanımdaydı, Yerköy’e geldi. Savcılıkta buluştuk. Bana dedikleri siz bu masrafı yapmışsınız. Zaten benim kazandığım tazminat 100 küsur. Avukat 18 binini almış. Şehidin abisinin dediği ’Şu kadar para senin, kul hakkın, ben bunu sana vermek zorundayım. Yalnız beni avukatınla muhatap etme’ dedi. Ben istemedim, verseniz de vermeseniz de o bu vatan için şehit oldu dedim. Abisi kul hakkı diyerekten bana ettiğim masrafı verdi. Ayrıca avukatımın 5 bin lirası vardı, onu da verdi. Avukatım sonradan olay dışında tutulduğu için 5 bin lirayı istemedi, şehidin ağabeyine geri göndermek istedi. Şehidin ağabeyiyle telefonda görüştüm. Avukatta yanımdaydı, kendisi de duydu. ‘O avukat beni ne arasın ne de benim hesabıma para yatırsın’ diye konuşma geçti. O parayı istemiyorsan Serkan Saçan’a verebilirsin, anamın ak sütü gibi helal olsun’ dedi. Avukatta 5 bin lirayı bana verdi, ben de bu paranın bir kısmını Musa’nın yaptığı yardım gibi ben de gittim yardım yaptım."
O AVUKAT KONUŞTU
Konunun basında yer almasının ardından ise davacı Serkan ve Züleyha Saçan çiftinin avukatı Emine Gün, Yozgat Adliyesi önünde açıklamada bulundu. Gün yaptığı açıklamada icra yenilenmesinin davacı Saçan çiftinin talebi üzerine yapıldığını, kendisiyle ilgili bir durumun söz konusu olmadığını belirtti.
Gün, kendi alacağı olan 5 bin liralık avukat ücretini de şehit ailesinden almadığını ileri sürdü.
Gün yaptığı açıklamada, “Afrin’deki ilk şehidimizin bizim dosya borçlumuz olmasından dolayı ayrıca çok üzgünüm. Şehit olması tabi bizim de ciğerimizi yaktı. Biz dosyada Musa Özalkan’ı çok önceden tanıyoruz. 2009’daki bir trafik kazasından kaynaklı 2 müvekkilimin yararlanmasından kaynaklı maddi manevi tazminat davası gerçekleşti. Dava sonucunda icra takibi başlatıldı. Şehit olmadan önce maaşına ve aracına haciz konulmuştu. Kendisi dosya borcunu şehit olmadan önce ödeyeceği yönünde bizimle diyalog içerisindeydi. Fakat bu talihsizlik gerçekleştikten sonrasında ben dosyadan herhangi bir para tahsilatı yapmadım. Haciz işlemlerinin taleplerinin yenilenmesi müvekkilimizle alakalıdır. Aile daha sonra müvekkillerimle görüştü, anlaşarak dosyayı kapattılar. Ben dosyada herhangi bir hesaplattırma da yapmadım. Bu ailenin talebi üzerine borç ödemek üzerine bir talepti. Arkasından ailesi Yerköy’e gelip icra müdürlüğünden dosyayı çıkarttırıp avukatlar kanalıyla dosyayı kapattılar. Müvekkillerimin imzasını alıp müvekkillerim parasını aldı. Aynı zamanda ben bana ödenmesi gereken 5 bin TL vardı müvekkilim tarafından ödenmesi gereken onu da tekrar aileye verilmek üzere müvekkilime iade ettim. Çünkü o paranın şehidimizin parası olduğu için bu saatten sonra almak istemedim. Müvekkilim de aradı kendisini ailenin yakınlarını aradı ve kendisine avukatım parayı almadı size iade etmek istiyor dedi. Bunun üzerine aile size helal olsun o da sizde kalsın deyip müvekkilime parayı bıraktı. Ben o 5 bin lirayı dahi almadım tekrar bıraktım. Ayrıca şehit olmadan önce dosyaya gelen paraları da avukatı olarak ben iade etmeye hazırım aileye. Çünkü biz de çok üzüldük, bizim evladımız elbette ki üzüldük” dedi. Gün açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:
“Sanki vicdansızlık edilmiş hacizler yeni konulmuş ya da sanki bu alacak benim şahsi alacağımmış gibi değerlendirilmesi beni çok üzdü. Çünkü bu benim şahsi alacağım değil, ailede zaten şahsi olan Züleyha Saçan ve Serkan Saçan'la dosyayla ilgili gelip görüştüler. Ve dosyayı birlikte kapattılar. Ben müdahil dahi olmadım. Serkan Saçan’a benim için ödedikleri parayı yine söylüyorum 5 bin lirayı ben tekrar Serkan Saçan’a iade ettim. Çünkü o parayı ben şehit olmasından dolayı kabul etmek istemedim. Vicdanen bundan rahatsızlık duydum. Yine yeniliyorum. Bundan önce kesilen hayattayken kesilen paraları da avukat olarak iade etmeye hazırım. Aileye yardım olarak ya da gösterecekleri bir yere bağış olarak verebilirim. Çünkü vicdansızlık bize yakıştırılacak bir durum değildir. Ben avukatı olarak dosyada bundan önce ve ölümüyle beraber gerekli görevimi yaptım. Yapmadığımızda görevi ihmal gibi bir suçlamayla karşılaşma durumumuz söz konusudur. Kendi şahsım adına yaptığım bir işlem yoktur. Bu şekilde düzeltilmesinde önemle rica ediyorum.”
“PARAYI BAĞIŞ YAPMAYA HAZIRIM”
Olayın 2009’dan beri süre gelen bir dosya olduğunu söyleyen Avukat Gün, “Tazminatlar çıktı, kesinleşti ve şehit olmasından önce de Musa Bey'le birebir görüşüldü. Halledeceğini, kapatacağını söyledi müvekkilimle de diyalog içerisindeydi. Kapatılmadığı ve maaş kesintisi olarak dosyaya bu güne kadar yansıdı. Ölümüyle beraber de müvekkilim anlaştı aileyle dosyayı kapattı. Benim dosyayla şehit olmasından sonra herhangi bir diyalogum kalmamıştır. Maaşının 4’te biri olarak kesiliyordu. Şehit olduğu andaki mesajı söyle açıklayayım. Müvekkilim şehit olmasını öğrenince hacizlerin yenilenmesini alacağını nasıl alacağını sordu. Ve talep halinde hacizler yenilendi. Ama zaten hacizler vardı. Dosyada mevcut hacizler vardı. Müvekkilim hak kaybına uğramamak kaydıyla alacağını nasıl alacağını yönünde talepte bulununca haciz talepleri yenilendi. Ama zaten vardı. Sadece yenilemesi yapıldı. Maaş haczi kesinti olarak dosya bugüne kadar geldi. Yine söylüyorum şahsım olarak ben şehit olmasından sonra bana ödenen parayı da tekrar iade ettim. Benim para almışlığım söz konusu değildir. 18 bin daha önce kesilen paralar kanuni vekalet ücretleridir. Aileye tekrar bu parayı da veya gösterecekleri bir yere bağış yapmaya da hazırım” şeklinde konuştu.

 

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin