A+ A A-

 

Milas ve Muğla’da görev yapan protokol üyeleri, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla kutlama mesajı yayınladı.

calisangazetecilergunu.jpg
Haber: Oktay Çayırlı

Milas ve Muğla’da görev yapan protokol üyeleri, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yayımladıkları mesajlarda basın mensuplarının gününü kutladılar.

MUĞLA VALİSİ ESENGÜL CİVELEK
“İlkeli, doğru ve tarafsız bir şekilde çalışarak halkın haber alma ve bilgi edinme hakkını kullanmasını sağlayan, toplumun genel görüş ve taleplerini kamuoyuna yansıtan basın, demokrasinin temel unsurlarından biridir.
Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla çok zor şartlar altında dahi fedakârca çalışan ve meslek ilkeleri ışığında görevini sürdüren tüm basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlar, çalışmalarında başarılar dilerim.”
AK PARTİ MUĞLA MİLLETVEKİLİ YELDA EROL GÖKCAN
“Türk basını, ne yazık ki demokrasimizin kesintiye uğradığı, hak ve özgürlüklerin askıya alındığı vesayet dönemlerine çok ciddi baskılara ve mağduriyetlere uğramıştır.
Son 17 yılda ülkemiz genelinde hayata geçirilen reformlar, Türk basınının zenginleşmesine, çeşitlenmesine, daha demokratik ve özgürlükçü bir yapıya kavuşmasına vesile olmuştur.
Medyanın bağımsızlığını en iyi biçimde sağlama hususunda, hukuki düzenlemeler kadar, basın mensuplarının meslek ahlakına ve tarafsızlık ilkesine uymaları da önem taşımaktadır.
Kamuoyunun eksiksiz, tarafsız, doğru bilgilendirilmesi ve vatandaşlarımızın haber alma hakkının korunması demokrasimizin işlerliği açısından hayati öneme sahip.
Konuyu yakından takip eden Milletvekili arkadaşlarımızla birlikte yaptığımız bir dizi görüşme sonrasında Yargı Reformu 2. Paketi kapsamında, icra ve iflas ilanlarının gazetelerdeki yayınının kaldırılması yönündeki düzenlemenin iptalini sağladık.
Cumhurbaşkanlığına sunulan yeni resmî ilan fiyat tarifesi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanarak Resmi Gazete’nin 2 Ocak 2020 tarihli ve 30996 sayılı nüshasında yayımlandı. Söz konusu tarife, 1 Şubat 2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek.
Basın İlan Kurumu Genel Kurulu tarafından teklif edilen resmi ilan fiyat tarifesi onaylanarak, resmi ilanların 1 santimetresinin tek sütundaki yayın ücretini KDV hariç 17 Türk Lirası, günlük fiili satışı 50 bin adetten az olmayan gazeteler için ise KDV hariç 47 Türk Lirası olarak belirlendi.
Bu vesileyle tüm gazeteci meslektaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum.”
CHP MUĞLA MİLLETVEKİLİ SÜLEYMAN GİRGİN
“Türkiye’de gazetecilik mesleği zorlu bir dönemden geçiyor. Merkezinde iktidarın ve onun kontrolü altındaki medyanın olduğu bir süreç dünya standartlarında, etik ve bilimsel değerleri savunan dürüst gazeteciliğin altını oyuyor. Politik ve ekonomik sorunlar yumağına rağmen, mesleğini onuruyla sürdüren tüm gazetecilerin, medya emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, bugünün mesleğin sorunlarının konuşulmasına ve çözüm adımlarının atılmasına vesile olmasını diliyorum.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ: Uluslararası Basın Kurumu verilerine göre Türkiye’de 116 gazeteci tutuklu, 2016’dan beri 170 medya kuruluşu zorla kapatılmış durumda. Artık ülkemizde gazetecilik suçla beraber anılır oldu. Süregiden yargılamalarda gazetecilerimizin pasaportlarına el konularak seyahat özgürlükleri sınırlanmış, politik davalar mesleğin üzerinde sallanan Demokles’in kılıcına dönüşmüştür. Sadece yargılamalar mı? Gazetecilere fiziksel saldırılar da bir hayli artmış durumda.
BASILI MEDYA AYAKTA DURAMIYOR: TÜİK verilerine göre, Türkiye’deki gazete ve dergi sayısı 2017’ye göre yüzde 2,6 azalarak 2018’de 5 bin 962 oldu. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, “Böyle giderse 2020’de yayımlanacak olan 2019 raporunda ciddi bir kapanma oranı önümüze çıkacak” diyerek hepimizi uyarıyor.
MEDYADA İKTİDAR TEKELİ: Uluslararası Basın Kurumu, ülkemizdeki 170 medya kuruluşunun (ki bunların 40’ını sektörün en büyük kuruluşları oluşturuyor) doğrudan ya da dolaylı olarak iktidar tarafından kontrol edildiğini söylüyor. Gazetecilik ilkeleri açısından iktidarı destekleyici bir çizgide olmak ile iktidar tarafından kontrol edilmek arasındaki fark kamu kaynaklarının tahsisinde ve sansür mekanizması açısından belirleyici önemdedir.
KAMU KAYNAKLARI HAVUZ MEDYASI’NA TAHSİS EDİLİYOR: İktidar tarafından doğrudan kontrol edilen kuruluşlar reklam ve başka bazı desteklemelerle kamu kaynaklarından pay alarak ayakta durabiliyorken, sektörün muhalif unsurları ekonomik zorluklar nedeniyle iflas bayrağı çekiyor.
SANSÜR: RTÜK iktidarın sansür mekanizması olarak işliyor. RTÜK’ün nasıl işlediği ise, en son Faruk Bildirici’nin tasfiye sürecinde herkesin malumu oldu. Binlerce gazeteci işini kaybetmemek için oto-sansüre başvururken, bizzat iktidar kontrolündeki medyada en son Yeni Şafak yazarı ve eski Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk’ün yazısının nasıl sansürlendiğini hepimiz gördük. Sansür dijital medyayı da esir almış durumda. Wikipedia dahil bir çok web sitesi ülkemizde yasaklı. 2018’de iktidar Twitter’dan 5 binden fazla hesabın kapatılmasını istemiş, Twitter ise sadece 72 sini kapadı. Sansürün hiçbir işe yaramadığını aksine fikirleri özgürce tartışmanın bir arada eşit ve özgür bir toplum kurmak için işlevsel olduğunu dünya demokrasi tarihi gösteriyor.
ÇALIŞMA KOŞULLARI VE İŞSİZLİK: Türkiye Gazeteciler Sendikası’na göre Türkiye’de 10 binden fazla medya emekçisi işsiz. Bu bir utanç tablosu. Eskaza iş bulabilen medya emekçileri de düşük ücretler ve yetersiz sosyal haklar ile yaşamak zorunda. Bir diğer önemli sorun sektördeki yetersiz işçi sağlığı ve iş güvenliği koşulları. Bu yıl medya emekçisi AA çalışanı kardeşimiz 2 çocuk babası 41 yaşındaki Abdülkadir Nişancı’nın ölümüyle bu gerçek yüzümüzde tokat gibi patladı. Ailesine bu vesileyle bir kere daha başsağlığı diliyorum.
NİTELİK KAYBI: İletişim fakültelerinin nitelikli hocaların KHK’larla tasfiye edilmesi sonucu yaşadıkları bozulma, mesleğin geleceğini tehdit ediyor. Zaten emekçilerimiz, dünya standartlarında bir gazetecilik için gerekli ekipmana ulaşmada da, bu bilgi ve donanımı elde edecek kaynaklara ulaşmada da zorluk çekiyor. Türkiye’de medya bu irtifa kaybını telafi etmek için uzun yıllar çabalamak zorunda kalacak.
CHP olarak, bütün demokratik güçlerle birlikte, basın emekçilerinin sorunlarını gündeme getirmeye, çözüm önerileri üretmeye, meslekteki sendika, oda ve cemiyetlerin taleplerini baz alan yeni bir medya yaşamı kurmaya yönelik çabalarımız devam edecektir. Basın emekçilerinin sorunlarının bütün boyutları ile araştırılmasını talep eden araştırma önergemiz 10 Ocak itibariyle TBMM Başkanlığı’na iletilmiştir. Basın emekçilerinin sorunlarının takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
CHP MUĞLA MİLLETVEKİLİ MÜRSEL ALBAN
“Bir ülkenin özgür olup olmadığını anlamak için gazetecilerin durumuna bakmak yeterlidir. Bir ülkede gazeteciler özgürce haber yapamıyorsa o ülke toptan tutsak demektir. AKP iktidarı döneminde boğulmak istenen özgür medya, her türlü zorluğa ve baskıya direndi. CHP iktidarıyla birlikte basın için kara günler bitecek, gazeteciler rahat bir nefes alacak.
Özlük haklarını almış, yasal güvence içinde, ekonomik olarak rahat bir hayat yaşayan ve haber yapan gazeteciler, hep gerçek anlamda demokrasinin var olduğu ülkelerde bulunmaktadır. Fakat ne yazık ki, ülkemiz için şu an böyle bir durum söz konusu değildir. CHP olarak, bunun olumlu anlamda gerçekleşmesi için çalışıyoruz.”

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin