Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

özgür1.jpgMenteşe Kent Konseyi geçen yılın son günlerinde “Menteşe Kent Konseyi Üniversite Öğrencileri Çalışma Grubu kuruluyor” başlıklı bir yazılı basın açıklaması yapmıştı.
Konseyin 27 Kasım'da gerçekleşen “Öğrenciler Konuşuyor, Kent Dinliyor” adlı forumunun raporu ve sonuç bildirgesi de yayınlandı. Bundan söz etmiş olmakla birlikte genel olarak o da ele alınmayı bekliyor. Muğla Büyükşehir Belediyeesi'nin “Madencilik” çalıştayı de beklemekte. Hepsini ele alacağız.
Konseyin “Çalışma Grubu” ile ilgili açıklamasını başka yerlerde göremedim. Belki de atladım. Dünkü yazımda vurguladıklarımdan biri de buydu.
Gazetecilik ile internet gazeteciliği ve sosyal medya okur yazarlığı arasındaki fark işte bu...
Geçte olsa açıklamayı paylaşabiliyorum. Bir iki gün daha bekletebilirdim, ama #SibelUnli'ye denk geldi...
Açlığından, işsizliğinden, gelecek endişesinden haberimizin olmadığı Sibel Ünli'nin ölümü, arkadaşlarının yeniden kahvaltı yemeye başlamalarını sağladı... (!) Muğla bu sorunları yaşamayabilr.

xx xx xx
“O da kim?” diyenlerin çıkabileceğinden eminim! Hafta sonunda ilk emeğin yazarı Kemal Özcan'ın paylaştığını gördüm. Mahir Kılıç ve Sibel Ünli'nin fotoğrafını paylaşan Özcan, altına da şöyle yazmıştı:
“#MahirKılıç 136 gündür açlık grevinde.. Mahir işi ve ekmeği için #CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde direniyor... Sibel Ünli ise direnenleri asla yalnız bırakmamış. Düzenin ona dayattığı çaresizliğin içine düşmüş ve bizi bırakıp gitti. Şimdi sevgili Sibel için duyar kasanlar, Mahir'i ve benzer durumları bilinçli olarak görmemekteki riyakarlığı, onu daha da çaresiz, umutsuz, çıkışsız kılmış olamaz mı?
#SibelUnli #MahirKılıç #KÖZ”
Kemal Özcan'ın paylaşımını paylaşırken ben de “Sibel Ünli'yi bilmeyenleriniz olabilir. Hani şu İstanbul Üniversitesi'nde üç öğünün ikiye indirilip, zam yapılmasına karşı çıkan ve bu yüzden coplanan öğrenciler varya, onlardan birisi. Ailesi kayıp ilanı vermişti, intihar etmiş olarak bulundu. Yaşamına son vermeden önce yaptığı paylaşımlardan birinde 'Yemek kartımda 1 lira kalmış.. İşte bulamadım.' diye yazmış...” ifadesinde bulundum.

xx xx xx
O paylaşımımın altına anlamlı yorumlar geldi. Serdar Şatırlar “Unutuklarımız arasında birinci sırada insanlık yer alıyor galiba. Siyasetin, hırsın, zengin olmaya, alkışlar içinde yaşamaya çalışanların ne kadar boş şeyler olduğunu ifade etmiyor mu bu ölüm?” diye sorarken, Perrin Pebi Helvacı şöyle yazmış:
“Kendi gürültümüzden kimsenin sesini duymaz olduk. 'Yemek kartımda 1 lira kalmış.. İşte bulamadım.' diye yazmış... Kimse duymamış, duymamışız. Çünkü sosyal medya ve siyası arena bir olup, tepki verme sistemimizi çökertti...”
Serdar Şatırlar'ın yorumuna imzamı atarım. Perrin Pebi Helvacı'ya “Bir de klavyelerimiz ve vicdanlarımızla kendimizi evlerimize hapsettik... Sağlı sollu siyasiler de koltuklarının ve cüzdanlarının derdinde...” diye yanıt verdim.
Bize ne oluyor? Kızlı erkekli delikanlılarımızı aç ve çaresiz bırakıyoruz. Fahişe, torbacı, sigortasız ve saat hesabı çalışan eleman yapıyoruz, dağa çıkmasına, eğitimini yarım bırakmasına sebep oluyoruz.. İstanbul Üniversitesi örneğinde eylem yapınca “anarşist”, beyin göçüne katılınca “hain” ilan ediyoruz... Peki biz neyiz?
Bir türlü “insan” olamamış “insansılarız”... İnsanlığa geçemeden kıyamet kopacak!

xx xx xx
Sibel Ünli'nin, yaşamına son vermeden önce sosyal medya hesabından kahreden mesajlar paylaştığı görüldü. “Gidecek yerim yok yaşanmaya değer bir hayatım da” diye yazmış. Biz görmedik, kimse görmedi... Perrin Pebi Helvacı'nın dediği gibi genç kızın haykırışını duymadık...
Biz Muğlalılar da Kötekli'deki gençlerimizin çığlıklarını duymuyoruz...
İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü 3. sınıf öğrencisi Sibel Ünli’den haber alamayan ailesi 2 Ocak'ta polise kayıp bildirimi yapmış, genci bulmak için çalışma başlatılmıştı. Geçen Cumartesi günü öğle saatlerinde Samatya Sahili’nde, Sibel Ünli'nin cesedine ulaşıldı.
Hepbirlikte kahrolduk. Sosyal medya kullanıcıları Ünli için #SibelÜnli hastagi açarak ona sahip çıktı.
Başka bir şey de yapmıyoruz zaten! İyi ki bir de Haluk Levenlerimiz var...
Son paylaşımlarından birinde de “Bir liraya karnımı doyurabilir miyim enter. Yemekhane kartımda para kalmamış sadece bir liram var. Bir lira kırk kuruşmuş” ifadelerini kullanan Sibel Ünli'nin intiharı tüm duyarlı kalabilmiş insanlar gibi, duyarlı sanatçıları da yasa boğdu.
Onlardan AHBAP’ın kurucusu Haluk Levent, Ahbap yönetimi ile görüştüğünü, 50 kişilik aylık 300 TL bursu 100 kişiye çıkarma kararı aldıklarını belirtti. Levent twitter hesabından şu paylaşımı yaptı:
“Yazıyorsunuz görüyorum çok üzüldüm. #Sibel Ünli için! Bu öğrenciler için 'Ahbab olarak ne yapabiliriz?' diye düşündüm. Ahbab yönetimi ile görüşdüm. Pazartesi (önceki gün) açıklanacak 50 kişilik aylık 300 TL bursu 100 kişiye çıkarma kararı aldık. Umarım gelecek yıl 500 olur. Sonra 5 bin olur.”
AHBAB, İstanbul'da hemen 5 bin gence mucize gibi sahip çıkabilse, ülkenin gerisi ne olacak?

xx xx xx
Menteşe Kent Konseyi Yürütme Kurulu da Sibel'den önce “Menteşe Kent Konseyi Üniversite Öğrencileri Çalışma Grubu kuruluyor” başlıklı bir yazılı açıklama yapmıştı. “Menteşe Kent Konseyi olarak en önemli hedeflerimizden biri, kentimize üniversite eğitimi için gelen öğrenci arkadaşlarımızın; insana yaraşır biçimde, hak ettikleri bir ortamda eğitim görmeleri ve kendilerini Muğla’nın asli bir bireyi olarak görecekleri bir ortamın oluşmasına öncülük etmek, kısacası Muğla’mızın ‘Öğrenci Dostu Kent’ olarak anılmasını sağlamaktır.” diye başlayan açıklamada şu ifadelere yer verilmiş:
“Bu amaçla yaptığımız çalışmaların sonuncusu 27 Kasım 2019 tarihinde, Muğla’da ve ülkemizde bir ilk olarak gerçekleşen '!Öğrenciler Konuşuyor, Kent Dinliyor' isimli forum olmuştur. Üniversite öğrencileri ve kentimizin yöneticilerini bir araya getiren forumda, öğrenci arkadaşlarımızın sorunları tüm boyutlarıyla tartışılmış, forum raporu gereği için ilgili kurumlarla ve de kamuoyu ile paylaşılmıştır. Menteşe Kent Konseyi olarak, bu konudaki çalışmalarımızı bir adım daha ileriye taşımak ve üniversitemiz öğrencisi arkadaşlarımızla hemşehrilik hukuku çerçevesinde bir araya gelerek, öğrencilerimizin kendi sorunlarına Kent Konseyi şemsiyesi altında sahip çıkmalarını istiyoruz. Karşılaştığı sorunları düzeltmek ve hak ettiği ortamda yaşamak isteyen tüm öğrenci arkadaşlarımızı, bu amaçla kurulacak “Menteşe Kent Konseyi Üniversite Öğrencileri Çalışma Grubuna” katılmaya çağırıyoruz. Katılmak isteyen arkadaşlarımız, isim ve iletişim bilgilerini 10 Ocak 2020 Cuma’ya kadar info@mentesekentkonseyi.org.tr adresine mail atabilir ya da 2144880 numaralı telefondan dahili 6321 tuşlayarak Emre Bey’e iletebilirler.”

xx xx xx
Buarada önceki gün İ.Ü. Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Bahadır Erdem (@BbahadirErdem) twitter hesabından “#UcuzYemekÖğrencininHakkıdır. Istanbul Hukuk Hocası olarak Ocak ayı maaşımı Turan Emeksizde öğrencilerin yemek yemesi için bağışlıyorum. 7 Ocak Salı 10.000TL Bağışlanacak” diye paylaşımda bulundu. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğretim üyelerinden Ceyhun Özçelik de benim bir paylaşımımın altına “Kızımız parası olmadığı için canına kıymışsa bu hepimizin ayıbıdır.. Üniversite öğrencilerimiz ihtiyacı olduğunda lütfen durumunu yetkililerimize bildirmekten mahçup olmasınlar, çekinmesinler. Ellerinden geleni yapacaklarından eminim. Kendi adıma bana ulaşırlarsa gücümün yettiği hertürlü yardıma hazırım..” diye yazdı.
Tam da bu sırada “Öğrencilerimizin taleplerini değerlendiren Rektörlüğümüz, yemekhane ile ilgili alınan kararı iptal ederek; öğrencilerimizin sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeklerinin önceden olduğu gibi aynen devam etmesi kararı almıştır. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü.” diye duyuru geldi...
O zaman rektörlük önünde öğrenciler neden coplandı?
Uygulamanın devamı için Sibel Ünli'yi kurban vermemiz mi gerekiyordu?

xx xx xx
“Menteşe Kent Konseyi Üniversite Öğrencileri Çalışma Grubu” elbette yararlı olacaktır. Ancak #SibelUnli gibi çaresizlik ve umutsuzluk içinde olanlara da hemen ulaşabilmeliyiz. Üniversitemizde bu durumda olan gençlere yardımcı olan bir birim kurulmuştu. O birim çalışıyor mu, ne kadar işe yarıyor bilmiyoruz.
Muğla'nın bir Haluk Levent'i de yok, ama “Hür Düşünce Platformu”, “Muğla Ortak Akıl Birliği”, “Lions ve Rotary Kulüplerimiz”, “Mermerciler Derneği”, “MÜSİAD” ve Meslek Odalarımız, Sendikalarımız var.
İl genelinde her ay her birine 300 TL olmak üzere en az 5 öğrenciye burs vermeye kalksa kızlar öncelikli olmak üzere Muğla en az 500 öğrencisine sahip çıkabilir. Vericiler ile alıcıları Menteşe Kent Konseyi, rektörlük ile koordineli buluşturabilir...
Örneğin Muğla Tabib Odası'nın ve Muğla Barosu'nun üyelerinden her ay çok değil 10 lira topladığını düşünebiliyor musunuz.. Bütün meslek odaları ile zaman içinde yurt bile yaptırılır...
Haydi Muğla...
------------------------------ -------------------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: Mutluluk bizde olmadığı halde, başkalarına verebileceğimiz tek şeydir. -Albert Schweitzer
ÇİVİ
Ahmet Hakan “Ekonomide olumsuz bir tablo yok” demiş.Arkadaşım “Yiğit Bulut'a rakip geliyor” dedi.
Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

 

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin