Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

özgür1.jpgCHP Muğla'da delege seçimleri tamamlanmak üzere.

Geçen hafta sonunda Bodrum'un Karaova Mahallesi'nde “sarı liste” kazanmış. Geçenlerde bir yerde de “beyaz” liste ile “mavi” liste yarışmış şaşırmıştım. Bunların belki yeşili, pembesi de vardır, henüz duymadık. Takipte zorlanıyoruz. Yeni dönemin, yeni CHP'si böyle herhalde.

CHP'de parti içi demokrasinin daha ileriye taşınması çabalarının yaşandığı genç yıllarımda “yönetimlerde daha çok genç yer alsın” söylemleri yükseldiğinde, güzel insan Neşet Öztürk, “Gençleştirelim derken puştlaştırmayalım da..” diye espri yapardı.

Acaba o hale mi gelindi, “puştlaştırıldı mı” diyeceğim, ama öyle bir şey olmaz. Olmamalı. Galiba başka bir şey oldu, başka bir şey geldi asırlık CHP'nin başına...

Eski yıllarda delege seçimleri “çarşaf liste” ile yapılırdı. Elbette anahtar listeler de uygulanırdı, ama çıkan sonuca bakıldığında “bu da seçilir mi?” dedirtecek bir isim bulamazdınız...

Çift liste ile yapılan seçimlerde de “partinin renkleri”; kırmızı ve beyaz listeler yarışırdı.

xx          xx          xx

CHP'de delege seçimleri için her yerden tepkiler geldi, geliyor. “Neden yazmıyorsunuz?” diye tepki gösterenler çıkıyor. Neyini yazalım?

Tanrılar çıldırmış olmalı” başlıklı yazımı okuyanlar bilir. AK Parti'de yaşanan, kongrelere yönelik “çamaşırların ipe serilmesi” ile ilgili yazıydı. Yazının altına yapılan yorumlarda yönetime yakın troller bana bile çamur atmaya kalktılar. Birbirlerine yaptıklarını sormayın!

Muğla AK Parti'de siyaset yapma niyetinde olanlara söyleyeceğim şudur; “Sakın ha...”

AK Parti'nin içinde siyaset yapmakta olanlara da Allah döğümlük versin!

Başka iller için bir şey diyemem, ama Muğla'da partilere hiç bulaşmasak iyi olacak galiba. Ancak Osman Gürün'ün politika ile ilgilenmeyenler için “Politika seninle ilgileniyor ama..” dediği gibi, partilerde bize bulaşıyor. İl başkanıyla bulaşıyor, milletvekiliyle bulaşıyor, bulaşıyor işte...

Komik, ama gerçek “Tanrılar çıldırmış olmalı” başlıklı yazıma “patronları” bir yana tarafların hepsinden tepki geldi. Onların istediği gibi yazarsan güzel, ama ben böyle nalına mıhına yazmayı doğru buluyorum. Gazetemizin sahipleri de buna imkan veriyorlar. Sağ olsunlar.

Yani her yerden tepki geldiğine göre de demek ki amaç hasıl olmuş...

 

xx          xx          xx

Muğla CHP'de önemli isimlerden Seydikemer Meclisi Üyesi Veteriner Hekim Necati OcakCHP Ailesinin Bir Üyesi Olarak Şunu Diyorum” başlıklı bir paylaşımında şu değerlendirmeyi yaptı:

Delege seçimlerinin yapılmakta olduğu bu günlerde, bazı ilçelerimizde taraflar renkli listelerle seçimlerde kendilerini tanımlamaktadırlar. Yani blok liste ile yapılan bu uygulama partilileri ayrıştırmakta, üyenin özgürlüğünü kısıtlamakta, katılımcılığı gölgelemektedir. Sonra da, kazanacak yönetimin partinin tümünü çalışmalara dahil etmesini mümkün kılmamaktadır.

SONUÇ: Olası ilk seçimlerde topyekün birlik olamayan, bölük pürçük, başarısı daha düşük bir parti...ÇÖZÜM TEK VE NET; Çarşaf liste, özgür üye. Program ve kadro inandırıcılığıyla yarışan adaylar... Ve İKTİDAR!!!”

Ortaca'dan da CHP'deki antidemokratik uygulamalara tepki gösterip, istifa ederek geçen seçimde DSP'den Belediye Başkanı Adayı olan Av. İsmail Can Varol'dan “Hadi canım, Ortaca'da öyle şey olmaz” dedirten bir yorum geldi. Varol, “CHP Ortaca, 31 Mart Seçimlerinde uygulayamadığı demokratik yöntemleri delege seçimlerinde hayata geçirdi. Yeni yönetimi kutluyor ve demokratik seçimlerin en azından ortaca için devamını diliyoruz...” derken, paylaşımına bir de “Ufak tefek kırgınlıklar, alınganlıklar mutlaka olacaktır. Sindireceğiz ve çabuk unutacağız.

#demokrasiolmadansosyaldemokrasiolmaz.” notunu düşmüş...

xx          xx          xx

Eski CHP'li, tepkiyle DSP'li Varol'un temennisi Ortaca için güzel bir temenni. CHP içinde güzel bir temenni. Demek ki Muharrem İnce'nin “CHP'de olanlar var, CHP'li olanlar var” sözünün kerameti de bu olsa gerek...

İsmail Can Varol, CHP'de değil, ama CHP'li... Ancak CHP Genel Merkezi'nde yaşananlara bakınca, beni de Varol'un temennisi nasıl gerçekleşir ki düşüncesi alıyor..!

Ki, TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Münnami Özyurt ta Av. İsmail Can Varol'un paylaşımının altına şaşırtıcı bir şekilde, “Demokrasi başlamış demek” diye yazmış. Varol da “Öyle görünüyor dostum. Yeni yönetim delege seçimlerini demokrasi şölenine çevirdi. Demek ki kendi haline bırakırsan çocuklar yapıyor bu işi.” diye karşılık vermiş. Bu defa da Münnami Özyurt beni haklı çıkarmak istercesine “Sen gerçekten inanıyor musun?” diye sormuş! Diyalog şöyle devam etmiş: Varol- “Evet, biliyorsun biz hala sosyalizme inanıyoruz. İnançlarımızla mezara gömülüp gideceğiz??”.. Özyurt- “Herkes bir gün bizim doğrularımızda olacak. Kaddafi'ye karşı olanların, bugün utanç duyduğu gibi. BİRGÜN MUTLAKA...

 

xx          xx          xx

Hüseyin Anıl da CHP'de “doğruları söylediği” için Osman Gürün ile Mürsel Alban'ın hışmına uğrayıp önce kongrelerde, danışma kurullarında susturulan ve sonra tasfiye edilen “CHP'li” olarak kayıtsız kalamıyor. En azından Bodrum'daki delege seçimlerini izliyor olmalı ki, o da nostaljik, ama “Bakın bu 34 - 35 sene önceki bir delege seçimi. Bugünle karşılaştırın.” diyen, ders verici bir paylaşımda bulundu:

Bodrum SODEP'te, kongre sürecinde, delege seçimleri vardı (1984-1985 gibi). Musa Gökbel ve Osman Öneş ilçe başkanlığı yarışına hazırlanıyorlardı. Ben sade bir üyeydim. O gün Bodrum Merkez Çarşı Mahallesi delege seçimi vardı. Anımsadığım kadar, ödentilerini yatırmış 100 kadar parti üyesi vardı...

O gün tüm Çarşı üyelerini herkesin 'Amca Yaşar' diye bildiği, sevgili Yaşar Uslu'nun oldukça geniş restoranında topladılar. Giriş kapısının kenarına üye listesini asmışlar. İçeride kapalı oy kullanma yeri hazırlamış, hem yanında, hem içinde delege adaylarının ismi, alfabetik sırayla yazılıp, asılmıştı.

İlçe Başkanı Osman Öneş bir konuşma yapıp, toplantıyı (saat 14.00 gibi) açtı, oy kullanma kurallarını açıkladı. Sonra da söz alan her delege adayı çıkıp görüşlerini ve neden delege olmak istediğini açıkladı. Adeta bir küçük kongreydi.. Sonrada oy vermeye geçildi. Müthiş güzel bir demokratik olgunluk içinde, çok güzel, çok uygar bir ortam yaşandı.

Saat 18.00 gibi de iki ilçe başkanı adayının temsilcilerinden oluşan sandık kurulu, oy vermenin bittiğini ilân edip, oyların sayım dökümü, tutanağını yapıp, kapıya astılar. Çok iddialı ve heyecanlı bir ortamda geçen bir mahalle delege seçimi, çok demokratik bir ortamda, seçenin, kimi neden seçtiğini görerek, bilerek, görüşlerini kendi ağzından duyarak, oy kullandığı, kavgasız gürültüsüz bir delege seçimi böylece bitirilmişti. Şimdi de delege seçimleriniz böyle mi oluyor?”

xx          xx          xx

Şimdi böyle olmuyor elbette... Gerek te yok. Nasıl olsa belirlenmiş ilçe yönetimleri, belirlenmiş delegelerin onayına sunulacak ve muhtemelen geleceğin milletvekili ve beledi başkanı adaylarının belirlenmesinde onlara “Ne dersiniz?” diye de sorulmayacak.

Artık önümüzdeki kurultayı şansa bırakmayan, ikinci bir adayın çıkmasına tahammülü olmayan “biat” yapısı var...

Ocak 2012'de de merkez ilçe delege seçimleri varmış. O zaman Muğla'da gazetecilerde varmış. CHA MuhabiriMahalle Delegesi Seçimleri CHP Muğla'yı Karıştırdı” diye başlık atmış haberine.

Partinin Muğla'daki ileri gelenlerinden, bakanlık ve belediye başkanlığı da yapmış olan Erman Şahin, CHP Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı yapan eski Milletvekili Tufan Doğu, eski Belediye Başkanı Orhan Çakır, eski Senatör Fevzi Özer, İl Genel Meclis Üyeleri İbrahim Şimşek, Erol Kutlay ve Salih Ercan, İl Başkanı Murat Tevfik Ülkü ve eski İl Başkanı Süleyman Uslu gibi isimlere listelerde yer verilmemişti.

Sonra kongrede Kutlay'ı “il delegesi” yapan dönemin İlçe Başkanı Bahattin Gümüş, İl Başkanı Murat Tevfik Ülkü'nün doğal delege olduğunu belirterek, “Ön seçimde oy kullanır fakat kongrede oy hakkı yoktur. Karşı listede ismi vardı. Eğer orada olacağını bilseydik, kendi listemize alırdık. İl başkanı tarafsız olmalı. Karşı listede yer alması, tarafsızlığını gölge düşürmüştür.” demişti.

Sanki ilçe başkanının tarafsız olması gerekmiyor! Bugünün ayak sesleri o günden yükselmeye başlamışta duyulmamış... O zamanın İl Genel Meclisi Üyelerinden İbrahim Şimşek ise gazeteciye CHP'de biat kültürünün yerleşmeye başladığını, biat etmeyenin parti dışına çıkarılmaya çalışıldığını söylemiş. 2012.. 7 yıl önce görmüş...

Tanzer Coşkun da bu yazılanlara, “Her seçim tüm üyeler ile yapılmalı. Kurultaylarda da parti internet sitesinden oy kullanılıp tum üyeler ile genel başkan seçilebilmeli. Oligark güçler partiden temizlenmeli...” diye yorum yapmış. Görürsem söylerim...

------------------------------                                                                                        ------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: Zulm ile âbâd olanın, âhiri berbâd olur. -Ziya Paşa

ÇİVİ

Muharrem İnce dün; “Bu kumpas, Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılmıştır, benim yönümden, bu konu kapanmıştır" dedi. Arkadaşım “Evet kesin anladım, ben salağım.” diye karşılık verdi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin