Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

özgür1.jpgOktay Ekinci'yi 15 Ekim 2013 tarihinde kaybettik.
Ben “ustayı” 19 Ekim 2019 tarihli Hamle'de “Saburhane'deki 'mahzun ev'e yakışmıyorsunuz” (http://www.hamlegazetesi.com.tr/saburhanedeki-mahzun-eve-yakismiyorsunuz/) başlıklı yazımla anmaya çalıştım. O yazımda da belirtmiştim. Muğlalı mimarlar O'nu 16 Kasım 2019
Cumartesi günü saat 14.00'te Konakalltı Kültür Merkezi'nde anacaklar.
19 Ekim 2019 tarihli yazıma “Can Yücel’in Datça’da evi var. İlhan Selçuk’un Saburhane Meydanı’nda evi var mı? Yok!..” diye başlamıştım.
“Ev dediğin canlıdır. Yaşar, ölür… Muğla için Oktay Ekinci boşuna mı ‘Yaşayan Muğla’ demişti…” diye devam eden yazımın ardından arayıp “Ev orada duruyor” diyenler oldu. Evet orada İlhan Selçuk'a ait bir ev var, ama 'Can Yücel Evi' gibi ziyaret edilen bir ev mi?

xx xx xx
O yazıma “Ozan Cengiz Bektaş Evi de yok artık Saburhane‘de. O belki de Oktay ağabeyle, İlhan ağabeyle olmak istemişti. Onlarda kalkıp İstanbul‘a gitmişlerdi. Halikarnos Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı‘nın Bodrum‘da oluşturduğu 'Mavi Yolcular' kolonisi gibi, Akyaka-Saburhane ekseninde; Süpüroğlu ile 'Halilin Yeri' arasında bir 'Saburhane kolonisi' oluşmaya başlamıştı… Biz o koloniyi yaşatamadık, ama onlar gittikleri her yerde Muğla’yı yaşatmaya çalıştılar.” diye devam etmiştim.
Yeni öğrendim. Cengiz Bektaş, 'Selçuk ailesi' Saburhane'den çekilince sattığı evini Eczacılar Odası'ndan geri almış. Orada yaşıyormuş. Sevindim.
Cengiz hoca, Saburhane Meydanı'nda “Saburhane Projesi” ile Uğur Mumcu Bulvarı'ndaki “Şehir Müzesi” projesinde de Oktay Ekinci'nin büyük oğlu Şehir Plancısı Kerem Ekinci ile birlikte çalışıyorlarmış.
Buna çok daha sevindim...

xx xx xx
19 Ekim 2019 tarihli yazımda, Mimarlar Odası Muğla Şubesi Osman Köseoğlu ve Öncü Başoğlan Avşar başkanlıklarında her sene Menteşe Belediyesi ev sahipliğinde “Çevre ve Kent Mücadeleleri” teması altında Ekim, Kasım aylarında “Oktay Ekinci Anma Etkinlikleri” gerçekleştirildiğini belirtirken, şöyle demiştim: “Çevre ve Kent Mücadeleleri teması altında yapılan etkinliklerde Cengiz Bektaş ve başka değerli isimlerle birlikte Kerem Ekinci ve Esat Ekinci de konuşmacı oldular. Onları göremedim. Çünkü benimde konuşmacı olduğum etkinliğin ertesi yılı geçirdiğim kaza sonucu pert oldum, merdiven kullanamaz hale geldim. Artık Konakaltı Kültür Merkezi‘nde Nail Çakırhan Salonu‘na inemiyorum..”
Maalesef yarın (16 Kasım 2019) Menteşe Belediye Başkanlığı'nın ev sahipliğinde yapılacak etkinliğe de katılamayacağım...
“Çevre ve Kent Mücadeleleri” teması Oktay Ekinci'ye yakışmış. Ömrü “kent ve kentli mücadelesi” ile geçti. Nitekim genç mimarlar yarınki anma etkinliği davetiyesinin üzerine de Oktay ağabeyin şu kendi notunu düşmüşler: “Doktor dedi ki; 'Size Boğaziçi manzaralı oda verdik'
Oktay Ekinci'den cevap:
'Bu manzara bozulmasın diye ben de bir ömür verdim...'
4 Ekim 2013 Alman Hastanesi. Dr. Melahat Hanım'la diyalog (Sn. Coşkun Özdemir'e)”
O manzaranın içinde Muğla'da vardı. Safranbolu'dan, Amasya'dan, Şirince'den, Kayaköy'den, Anadolu'nun pek çok yerinden kültür mirası ve varlıkları vardı...

xx xx xx
Geçenlerde bir okurum “Neden Konakaltı İskeder Alper Kültür Merkezi?” diye sordu. Doğrusu ben de bilmiyorum... Bildiğim, İskender Alper'in Muğla'nın ilk belediye başkanlarından ve en ünlü valimiz Recai Güreli ile mesai yapmış bir 'Belediye Reisi'... 'Konakaltı' ise oradaki meydancığın adı... O tarihi hanın adı 'Konakaltı' değil yani.. Hanın adı ise 'Hacılar Hanı'..
İskender Alper'e orada saygı gösterilmek istenmiş olabilir... Ama bu başka bir yerde, mesela Menteşe Belediyesi'nin arkasındaki sokakta olabilirdi. O sokağın bağlı olduğu Kocamustafa Efendi Caddesi'nin adını aldığı Muğla büyüğü de İskender Alper'in dedesidir...
Gelmiş geçmiş en başarılı 'belediye reisi' Erman Şahin'in kitaplarından sonuncusunun adı “Belediye Başkanı”dır. Şahin bugünlerde kitabın ikinci cildini bitirmek üzere. Kitabın adı “Belediye Reisi” olsa daha mı isbetli olurdu bilmiyorum, ama O Muğlalının son Belediye Reisiydi... Kendisinden yeni duydum, “Şimdiki Menteşe Belediyesi'nin üst katında, hemen merdiven başındaki makamda oturuyorum.” diye başlayıp, şöyle anlattı: “Kapı çalındı, 'gel' dedim. Halet'le (Çambel) Nail (Çakırhan) ağabeydi. Halet'in elinde gazeteye sarılmış paket vardı. Getirdi, masama koydu. 'Nail harcayacak yer bulamadı, sana getirdi' dedi. Merakla açtım, Nail ağabeyin Ağahan Mimarlık Ödülü olarak aldığı paraydı.”
Erman Şahin bu para ile Hacılar Hanı'nı “kültür merkezi” olarak restore etmeyi teklif eder, Nail Çakırhan “Hay hay” der, “Projede Oktay ile Zehra da yeralsın” diye ekler.
Restorasyonun röleveleri vesaire Oktay-Zehra Ekinci çifti tarafından çizilir. Nail Çakıhan'ın aldığı ödülün ortakları Ulalı marangoz ustaları ile birlikte çalışırlar ve Muğla'nın ilk restorasyonunu gerçekleştirirler.

xx xx xx
Muğla'nın o ilk restorasyon projesinde, tarihi hanın avlusuna sırtını Asar'a vermiş, alanın ölçeğine uygun bir 'anfitiyatro' yeralıyordu. Etkinlikler için düşünülmüştü.
Uygulanmadı. Onun yerine yarın yapılacak etkinliğin kapalı mekanı; yeraltı salonu yapıldı.
Dönemin belediye yönetimi Nail Çakıhan'ın ve Ekincilerin onayını aldı mı bilmiyorum, ama bu uygulamadan pek hoşlanmadıklarını biliyorum.
Bir de sonra, tepkileri azaltmak için mi, onu da bilmiyorum salona “Nail Çakırhan Salonu” adı verildi ve önüne de büstü kondu.
Oysa Nail Çakıhan'ın adı o Kültür Merkezi'nin tamamına yakışırdı. Zaten Muğlalılar da senelerdir orası için “Konakaltı Kültür Merkezi” diyorlar!
Ah keşke bir de asansör koymayı akıl etselerdi...

xx xx xx
8 Mart 2019'da Mimarlar Odası Muğla Şubesi'nin veb sitesinden şu bigilendirme yapıldı:
“15 Ekim 2013 yılında kaybetmiş olduğumuz Oktay Ekinci anısına Şubemiz her yıl bir anma etkinliği düzenlemektedir. İlk yıllarda etkinlik daha çok gazetecilik çalışmaları, hayatına dair anlatımının yer aldığı sergi, konuk konuşmacılar ve ailesinin Oktay Ekinci ile ilgili sözlü anı paylaşımları şeklinde yapılmıştır. Yapılan bu paylaşımlar bizlere Ekinci’nin, yaşamını mimarlığa adamış, daha yaşanabilir kentler ve çevre için mücadeleler vermiş meslektaşımız, büyüğümüz ve abimiz olduğu gerçeğini göstermiştir. Özellikle Muğla’mızın tarihi ve kültürel değerlerinin korunması ve yaşatılması konusunda öncülük etmiştir. Bu nedenle onu anmak ve geride bıraktığı değerler ile mücadeleci ruhu yaşatmak için her yıl etkinliğin 'çevre ve kent mücadeleleri' teması altında sürdürmekteyiz.”
İşte yarın (16 Kasım 2019 Cumartesi) saat 14.00'te Konakaltı Kültür Merkezi Nail Çakıhan Salonu'nda “Oktay Ekinci anısına, Çevre ve Kent Mücadelelerini konuşuyoruz” başlıklı etkinlik yapılıyor. Gördüğünüz gibi genç mimarlarımız da “Konakaltı Kültür Merkezi” diyor...!

xx xx xx
Programa göre yarın açış konuşmasını “Oktay Ekinci” üzerine Mimar Osman Aydın yaptıktan sonra, “Oktay Ekinci'nin Katılımcı Olarak Bulunduğu 1990 Yılında Yapılmış Olan Pamukkale'yi Koruyalım, Yaşatalım Sempozyumu'nun Günümüze Etkisinin Değerlendirilmesi” gerçekleştiriliyor.
Mimarlar Odası Denizli Şubesi'nden Mimar Işıl Mete “Yusuf Batur Endüstri Meslek Lisesi Taş Atölyeleri'nin Kurtarılma Mücadelesi”ni anlatırken, Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği ve TMMOB Bodrum İKK tarafından “Bodrum ve Çevre mücadeleleri” ele alınıyor ve “Kömürsüz Muğla İçin 40 yıllık Mücadelenin Dünü, Bugünü, Yarını” MUÇEP'ten Çevre Mühendisi Deniz Gümüşel tarafından anlatılıyor. Tayyibe Demirel “Turgut Köyünün Kömür Hikayeleri”, Mehmet Oğultürk “İkizköy-Hava ve Su” üzerinde anlatım yapıyorlar.
“Karabağlar Yaylası” meselesi de TMMOB Muğla İKK'dan Mimar Görkem Acar tarafından ele alınıyor.
Unutmayalım ki, “Yaşayan Muğla” çizgimizi bozmaz, bozdurmazsak Filvariler, Nailler, Oktaylar, yaşamaya devam edecektir...
-----------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: En son ölüm gelir, yine de erken deriz. -Alıntı.
ÇİVİ
İkinci yargı paketindeki resmi ilan düzenlemesi hayata geçerse, bin 100 civarındaki yerel gazeteden 800’e yakını kapanacak ve binlerce basın emekçisi işsiz kalacakmış. Arkadaşım "Bunu gazeteciler neden yazmıyor" dedi.
Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

 

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin