Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

özgür1.jpgGeçen hafta Muğla gündemi yoğundu.
Menteşe Belediyesi Akbük Koyu'nda geçikmiş kaçak yapı yıkımını başlattı. Bana biraz göstermelik gibi geliyor. 354 kaçak yapının 15'i yıkıldı!
Marmaris'ten dul bir kadının feryadı yükseldi. O feryadı ben “duyabildim”... Umarım bütün duyması gerekenler de duymuştur ve “tek suçu boşanmış ve yalnız olmak olan” o kadın huzura ermiştir.
O kadının huzurunu kaçıranın adını neden vermediğimi soranlar oldu. Yazmama engel yok. Herkese bir kere fırsat verilmeli. Kimse merak etmesin, rahatsız etmeye devam ederse, çekinmem yazarım..!
Bodrum'u yine sel aldı. Yoğun yağıştan ilk kez Marmaris'te nasibini aldı. Marmarisliler “Ali Acar gitti böyle oldu.” derlerken, Bodrumlular “Mehmet Kocadon gitti de ne oldu?” diye sordular.
Milas, “6. Zeytin Hasat Şenliği” ile gündeme oturacağına, şenlikte Belediye Başkanı Muhammet Toat'a söz verilmemesi ile gündeme oturdu. Bir de “siyasi nezaketsizlik” haftaya damgasını vurdu. Bir tarihte “Gaf ebesi” diyen Yusuf Kayacık'ı haklı çıkarmak için elinden geleni yapan AK Parti İl Başkanı Kadem Mete, Kılıçdaroğlu için “En küçük otelime müdür bile yapmam” diyerek gafın masumiyetini aştı. Şimşekleri yine üzerine çekti... Bütün bunlar tartışma konusu olmaya devam ederken, intihar vakaları da ülke gündemine oturdu...

xx xx xx
Türkiye gündeminde geçen hafta bir de “geleceğe nefes” olması beklenen, ülke çapında ağaçlandırma kampanyası vardı. Dün saat 11.00'de bütün Türkiye'de 11 milyon fidan dikilecekti. Sahiplenilen fidan sayısının 13 milyonu geçtiği ifade ediliyor... Bugüne kadar “ağaçlandırma” için gerçekleştirilmiş en büyük kampanya bu oldu sanırım. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'yi kutlamalıyız. Bu çok önemli.
Yani dün yaklaşık 13 milyon kişinin bir “dikili ağacı oldu” diyemiyorum, ama “bir fidanları oldu”...
Geçmişte “hatıra ormanları” kurulurken, evlenenler içinde fidanlar dikilmişti. Onlara ne oldu bilmiyoruz. O evlenenler dünyaya getirdikleri çocukların ellerinden tutup, ormana götürerek “Bak yavrum bu ağaç bizim” diyebildiler mi veya diyen çıktı mı çok merak ediyorum.
Bizde seneler önce Aralık 2010'da Selçuk Özdağ İzmir'de “Basın Yayın Enformasyon Bölge Müdürü” iken Manisa'da Yuntdağı bölgesinde Bülent Arınç ile birlikte fidan dikmiştik.
İsimlerimiz bir cam panoya yazılmıştı.
Fırsatım olunca Manisa'ya gidip, o pano konulduğu yerde duruyor mu, diktiğimiz fidanlar ağaç olmuş mu görmeyi çok istiyorum. Bunu yapacağım...

xx xx xx
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Geleceğe Nefes” seferberliği için “Bir değil, 2 dünya rekoru kıracağız. 232 bin 647 adet fidan ile Endonezya'ya ait olan '1 saat içinde en fazla fidan dikme' rekorunu, Çorum'da 1 saatte daha fazla fidan dikerek Türkiye adına tescil ettireceğiz.” demişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde önceki gün Türkiye genelinde 13 milyon fidanın toprakla buluşması gerçekleşti. Endonezya'nın 1 saatte 232 bin 647 fidan dikerek gerçekleştirdiği rekor da Çorum'da 1 saatte 301 bin 111 adet fidan dikilerek egale edildi.
Organizasyonda, ikinci rekor denemesi de fotoğraf alanında gerçekleştirildi. Türkiye genelinde vatandaşların fidan dikerken çektiği fotoğraflardan oluşan bir dijital albüm yapıldı. Eğer albümde yeterli sayıda fidan dikenin fotoğrafları yeraldı ise ülkemizin bu alanda Guinness'ta rekoru olacak...
İnşallah herkes fidanına sahip çıkar da dikilenler ağaç ve “geleceğe nefes” olurlar...
Bir de bence bu rekor gelecek yıl çok daha büyük denenmeli.
Çünkü Yeni Zelanda'da 2 yılda 140 milyon ağaç dikilmiş!

xx xx xx
Yeni Zelanda'da 2 yılda 140 milyon ağaç dikmekle kalınmamış, “tek kullanımlık plastik poşet kullanımı” da yasaklanmış.
Evet bir ırkçı caninin iki camiye silahlı saldırı yapıp, katliam gerçekleştirdiği Yeni Zelanda'dan söz ediyorum. Yeni Zelanda'nın cami saldırıları sonrası tavrıyla takdir toplayan İşçi Partisi Üyesi Başbakanı Jacinda Ardern geçtiğimiz günlerde 2 yıllık iktidarının hesabını verdi.
Kendisinden 2 yılını 2 dakikaya sığdırması istenen sempatik Başbakan Ardern bunu başarmış. İnternette dolaşan videosundan aldığım başlıklardan bazıları ise şöyle:
“140 millyon ağaç diktik. Tek seferlik plastik kullanımını yasakladık. Sıfır karbon yasasını hayata geçirdik. İşsizliği son 11 yılın en düşük seviyesine getirdik. 92 bin kişiye iş verdik. 2 bin 200 den fazla kamu binası yaptık. Yarım milyondan fazla insana daha ucuz sağlık hizmeti sağladık. Akıl sağlığı konusunu ciddiye alıyoruz. Akıl sağlığı danışmanlarımız, pratisyen ve doktorlarımız ülkenin her yerinde hizmet veriyoruz. Yarı otomatik silahları yasakladık. Christchurch'te yaşananlardan sonra terör ve şiddet içeriklerini iternetten kaldırmak için en çok çaba sarfeden ülkeyiz. Okullara desteği arttırdık. Artık veliler okullara bağış yapmak zorunda değiller. Gençlerimizi eğitim ve stajlarında destekliyoruz. Okullarda bedava öğle yemeği veriyoruz. Çocuk yoksulluğu konusunda harekete geçtik. 50 bin ila 70 bin çocuğu yoksulluk seviyesinden kurtardık. 1 milyon Yeni Zelendalı'ya 'kış enerji ödemeleri' ile faturalarını ödemelerinde yardımcı olduk. Aile yardım paketleri ile 384 bin ailenin gelir seviyesini yükselttik. Ev kiraları için standartlar belirledik. Evsizlere ev sahibi olmalarında öncelik tanıyoruz. Aile içi ve cinsel şiddete karşı büyük yatırımlar yapıyoruz. Madde bağımlıları için tedavi, yatak ve servislerimize daha çok yatırım yaptık. İntiharların önüne geçmek için bir ofis kurduk ve bu konuda yeni stratejiler geliştirdik.”

xx xx xx
Başlıklardan Yeni Zelenda ile ülkemizde benzer sorunların yaşandığı görülüyor. Benim en çok “Akıl sağlığı konusunu ciddiye alıyoruz. Akıl sağlığı danışmanlarımız, pratisyen ve doktorlarımız ülkenin her yerinde hizmet veriyoruz.” ve “İntiharların önüne geçmek için bir ofis kurduk ve bu konuda yeni stratejiler geliştirdik.” başlıkları dikkatimi çekti.
Buna belki de ülkemizde yaşanan son intiharlar neden oldu.
Önce İstanbul Fatih'te 4 kardeş siyanür içerek intihar etti. “Yokluktan” denildi. Midemize yumruk yemiş gibi olduk. Doğrulup derin bir nefes almaya çalışırken, bir intihar haberi Antalya'dan geldi. İki çocuklu 4 kişilik aile siyanür içerek yaşamlarından olmuş... İşsiz baba 9 aydır kirayı ödeyemiyor ve çok borçluymuş.
Toplum ikiye bölündü. Efendi Can “Artık Yapacak Hiç Bir Şeyimiz Yok.. diyerek siyanürle yaşamlarına son verdiler. .. Gerçekten Bu noktaya gelen çok insanımız var. Ama Allah'ın verdiği canı Allah alır diyerek inançları doğrultusunda çile içinde olmalarına rağmen itihara kalkışmıyorlar.! İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın diyen atamız var. Fırat'ın kenarındaki kaybolan koyunun hesabından sorumluk aldığımızı söylerken, son iki gündür, insanımızı yaşatamadık galiba.!” diye paylaşımda bulundu...

xx xx xx
Toplumun bir kesimine göre “yoksulluk, işsizlik” yok, “istismarcılık” yapılıyordu. Efendi Can o kesimin sözlü saldırısına uğradı. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Sosyal medya linci ile karşı karşıya kaldı. Oysa O istismarcı değildi...
Doğrusu art arda gelen intihar haberlerinden çok, arkasından gelen ölenlerin soğukkanlılıkla itibarsızlaştırılması ağrıma gidiyor. Olay “ekonomik” değilmiş! “Cinnet” diyenler oldu. Olabilir... Belki de “toplumsal cinnetin” eşiğindeyiz... O zaman hiç değilse Yeni Zelanda'da yapılanları yapmamız gerekmez mi? Güneş balçıkla sıvanır mı?
Elbette baba kendi intihar edip, eşini, çocuklarını peşinden sürüklemeyebilirdi. Nasılsa Devlet çocuklara sahip çıkardı.. Ama cinnet geçiren biri günah işlediğini, bunları düşünebilir mi?
Beni en çok üzen, iyi gitmediği cüzdanlarımızda hissedilen ekonominin iyi gösterilmeye çalışılması. Sorunları üstünü örterek çözemeyiz... Yeni açıklandı. Ülkemizde kayıtlı 17 milyon muhtaç var. Kayıt dışını bilmiyoruz.
Cumhurbaşkanlığı 2020 Yıllık Programı’nda, Türkiye’de yoksulluk oranı yüzde 21.2 olarak belirtildi. Buna göre, yaşlı ve engelli aylığı alanların sayısı 1.4 milyon olarak belirlendi.
Çocukları muhtaç ailelerin sayısı 185 bin 766’ya çıkarken, evde bakım desteğinden yararlananların sayısı 513 bin 276’ya yükselmiş. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından verilen tüm sosyal yardımlardan yararlanan hane sayısı 2018’de 300 bin artarak 3.4 milyon olmuş...
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından açıklanan İnsani Gelişme Endeksi’nde Türkiye, 189 ülke içerisinde 64. sırada yer alıyor.
Allah'tan yuhlanan otistik çocuklar ve aileleri itibarsızlaştırılmadı... Toplum neredeyse intihar edenler için ağzını açamaz hale getirildi. Ağzını açanlara kötü gözle bakılabiliyor. Neye göre, kime göre..?
------------------------------ ------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: Dünya; kötülük yapanlar değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir. -Alıntı.
ÇİVİ
Pazar günü herkes “Atatürkçü” idi. Ne mutlu. Arkadaşım, “Bunların anlaiamadıkları ne?” diye sordu.
Beni Bi gülmek Aldı: )))))

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin