Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

özgür1.jpg

Karabağlar konusunda herkes kendi cephesinden konuştu, konuşmaya devam ediyor. Siyasileri tutabilene aşk olsun. Ağzı olan konuşuyor. Biz hala AK Parti Muğla Milletvekilleri'nin yeni ve nokta koyan bir açıklama yapmalarını bekliyoruz. Dün yazdık, AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan3,4,5 Ekim”i işaret etti. Bekleyeceğiz...

Konuyla ilgili bir MTA konuşmadı, bir de “bilim”... Meğer “bilimBodrum'da konuşmuş, basında deprem yaratamadığından mı ne tusunamisi bana yeni ulaştı. Oysa Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey trafından kaleme alınan “Muğla Karabağlar Yaylası ve Düğerek'te Başlatılan Kömür Arama Sondajı Hakkında” başlıklı “makale” deprem yaratacak nitelikte.

Leolog Dr. Atabey'e göre Muğla Ovası 13 milyon yıldan beri çökmeye devam ediyor ve Muğla ilinin en önemli su rezervi burada bulunuyor. MTA’nın linyit envanterinde Muğla polye ovasında (Karabağlar’da) herhangi bir linyit tespiti ve yatağı görünmemektedir. Görüşünü şöyle ifade etmekte:

Farklı bir konumu ve kendine has özelliği olan Muğla polye ovası Karabağlar-Düğerek Mevkii’nde, neredeyse şehrin merkezinde MTA’nın kömür arama sondajları başlatma mantığı anlaşılamamıştır. Jeolojik, çevre, turizm, sosyo-ekonomik yönden, halk sağlığı yönünden bakıldığında uygun bulunmamaktadır.

xx            xx            xx

Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğüne, Muğla’nın Menteşe ilçesinde, Karabağlar Yaylası ve Düğerek’i içine alacak şekilde 6.626 hektar alanda kömür arama görevi verildiği ve bazı yayın organlarına göre, söz konusu alanda MTA’nın taşkömürü arama sondajları başlattığı belirtilmektedir. Tabi dedikodulara bakılırsa MTA burada “uranyum” ve “toryum” bile aramaktadır! Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey, Bodrum Güncel Haber'de yeralan makalesinde “Konuyu sağlıklı bir şekilde anlayabilmek için önce kömür nerede bulunur? Muğla Ovası’nda kömür olasılığı var mıdır? Jeolojisi ve durumuna bakalım.” diyerek Muğla Ovası'nı Karabağlar'ı da içine alarak şöyle anlatmış:

Muğla şehir merkezinin kurulduğu ova Kuveterner dönemi ve günümüzde son halini almış bir karstik çöküntü havzası/ovasıdır. Bu büyük çaplı karstik çöküntü alanlarına polye denir. Ovayı çevreleyen Muğla şehrinin de kısmen üzerinde kurulduğu kayalar, 3. Jeolojik zaman Mesozoik dönemi 175 ile 65 milyon yıl arası Orta Jura-Kretase yaşlı kireçtaşı ve rekristalize kireçtaşı kayalarından oluşmaktadır (bakınız jeoloji haritası). Muğla polye ovası; şehir merkezinden geçen kuzeybatı-güneydoğu yönlü Muğla Fayı’nın kontrolünde, bloğun güney kanadının çökmesi sonucunda oluşmuş bir ovadır. Bunun anlamı şudur. Ovada yapılacak bir sondajda, derinlerde! Jura-Kretase yaşlı kireçtaşı kayalarına ulaşabilir. Muğla polye ovası 13 milyon yıldan beri, Orta Miyosen-Pliyosen’den Kuvaterner döneminde de devam ederek çökmesini sürdüren bir ovadır. Dört yönden taşınan moloz, kayaç parçaları, çakıl, kum, çamur karışımı malzemeden oluşan bir alüvyon ovasıdır.

xx            xx            xx

Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey'e göre, “Türkiye’nin tek taşkömürü havzası Zonguldak Havzası’dır.”.. Yani Muğla'da taşkömürü aranmaz! Dr. Atabey bu konuda “Basında yer aldığı haliyle taşkömürü arama sondajı yapıldığına ilişkin haberde bir hatalı bilgilenme olmalı.” diye ifade etmiş.

Linyit kömürü sahaları ise yaygın olup, genellikle Tersiyer Dönemi Eosen, Oligosen, Miyosen ve Pliyosen yaşında (55.8 ile 5.3 milyon yıl yaş aralığı) olan gölsel ortam havzalarında bulunur.” diyen Dr. Eşref, bu konuda da “MTA tarafından Muğla Yatağan, Milas yöresindeki linyit kömürüne yönelik aramalar ve yataklar 1960’lı yıllardan başlayarak 1990’lı yıllara kadar tamamlanmış ve rezervler tespit edilmiştir.” tespitini yapıp, şu bilgileri vermiş:

MTA’nın linyit envanterinde Muğla polye ovasında (Karabağlar’da) herhangi bir linyit tespiti ve yatağı görünmemektedir (bakınız kömür sahaları haritası). Yukarıda belirttiğim üzere, taşkömürü oluşumu için Muğla polye ovası (Karabağlar) jeolojik olarak uygun değildir. Alüvyon kaya biriminde taşkömürü oluşmaz. Bahsedilen sondaj, linyit kömürü araması için olmalıdır.

xx            xx            xx

Makalesinde, özellikle 1970’li yıllarda MTA'nın, Yatağan-Milas Havzası’nda kömür aramaları ve rezervleri üzerine yoğun çalışma yaptığını hatırlatan Dr. Atabey Oralarda tespit edilen linyit rezervleri, acaba Muğla Karabağlar’da eğer varsa tespit edilemedi mi?” diye sorup, şöyle anlatmış:

Muğla Ovası bir karstik çöküntü alüvyon ovası olduğundan, muhtemel kömür oluşumu için uygun kaya birimi derinlerde Jura-Kretase yaşlı kireçtaşı kayaları üzerinde çökelmiş Miyosen-Pliyosen yaşlı gölsel kaya biriminde olacaktır. Eğer ekonomik kömür rezervi olsaydı, MTA geçmiş yıllarda Yatağan, Milas yöresi ve bu havza dahil yaptığı çalışmalarda ortaya koymuş olmalıydı. Muğla Ovası yüzey jeolojisine bakıldığında linyit kömürü oluşumuna uygun kaya birimi bulunmamaktadır. Ovada yapılacak sondajla belki çok küçük alanda ekonomik olmayan oluşumlara/zuhurlara rastlanabilir.

Dr. Atabey makalesinde “Karabağlarda yapılan sondaj ile ekonomik bir linyit rezervi beklenmekte midir? Yüzey jeolojisi, havza analizi, jeofizik yöntemler sonucunda derinde kömürün varlığı beklentisiyle mi sondaj yapılmaktadır? Kömür oluşumu için gölsel bataklık ortamı ovanın derinliklerinde tespit edilmiş midir? Yapılan sondaj, doğrudan kömürün geometrisini ortaya koyma amaçlı mıdır? Yoksa stratigrafik, istikşaf, havza analizine yönelik bir sondaj mıdır? Dört tarafı Jura-Kretase yaşlı kireçtaşı kayaları ile sınırlanmış, bir karstik çöküntü havzasında ne kadar rezerv beklenmektedir?” sorularını da sormuş...

xx            xx            xx

Makalesinde “Peki ekonomik rezerv bulundu diyelim, işletmesi nasıl olacak? Farz edelim ki 100-200 m derinde kömür tespit edildi, kömürü çıkarmak için en az 500 m çaplı ya da daha geniş bir çukur oluşacak ve sonuçta pasa dağları açığa çıkacaktır.” diyen Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey sorularını şöyle sürdürmüş:

Ekonomik kömür bulundu diyelim, işletmeye geçilecek mi? İşletmeye geçildiğinde bu durum Muğla Ovası’nın ortadan kaldırılması/yok edilmesi anlamına gelmez mi? Muğla şehir merkezi, Sıtkı Koçman Üniversitesi vd. yerleşkeleri kaldırılacak mı? Açık kömür ocaklarının çevreye, fauna ve floraya, havaya ve yer altı sularına, canlılara verdiği zararlar zaten ortada iken, bu nasıl önlenecektir? Muğla ilinin kuzey bölümü, Menteşe, Yatağan, Kavaklıdere, Bodrum, Milas ve Ula, su kıtlığı çeken yerlerdir. Muğla polye ovası en önemli su rezervlerinden birisidir. Kömür işletmeye geçildiğinde bu su rezervleri yok olmayacak mı?

Dr. Atabey bu sorularının ardından makalesini şöyle noktalamış:

MTA web sayfasında; 'Aydın-Muğla Neojen Havzaları kömür aramaları' projesinin yer aldığı görülmektedir. Sanırım Karabağlar-Düğerek’teki sondaj da bu proje kapsamında yapılıyor olmalı. Farklı bir konumu ve kendine has özelliği olan Muğla polye ovası Karabağlar-Düğerek Mevkii’nde, neredeyse şehrin merkezinde MTA’nın kömür arama sondajları başlatma mantığı anlaşılamamıştır. Jeolojik, çevre, turizm, sosyo-ekonomik yönden, halk sağlığı yönünden bakıldığında uygun bulunmamaktadır.

Jeolog Dr. Atabay makalesi için kaynakları da şöyle sıralamış;

Atabey, E. 2013. Muğla ili tıbbi jeolojik unsurları ve halk sağlığı. Muğla Belediyesi yayını-13... MTA. 2009. Türkiye Yer Altı kaynakları (illere göre). Yerbilimleri ve Kültür Serisi-5, Ankara... MTA. 2010. Türkiye Linyit Envanteri. Envanter Serisi-202, ISBN: 975-605-4075-76-8. Ankara.

xx            xx            xx

Karabağlar Yaylası ile ilgili paylaşımlarımdan birinin altında “TC Günay Canser” adında bir Muğla ve Karabağlar Yaylası dostu “Muğlalı olarak, Kaz dağlarını konuşuyoruz. Doğru yapıyoruz. Bizdeki Kazdağı canavarlarını niye konuşmuyoruz. Yaşı 50 üzerinde olanlar bilirler, şimdiki Ticaret Meslek Lisesi'nin olduğu yerde, Erkek Sanat Meslek Okulu vardı. Dev çamların altında, derslikler ve İdare binası. Tarihi bina. Bahçenin dört tarafı 1.5 metre yükseklikte duvar ve demir parmaklıklar... Bitişikte küçük Hamdibey Karakolu ne oldu?” diye sorup, şöyle devam etmiş:

Yıktılar, kestiler, bugünkü çirkinlik abidesi okul yapıldı. Hepimizin okulu Turgut Reis Lisesinin çamları kimleri rahatsız etti de doğrandı. Muğlalıların 'Koruluğu' (Dumlupınar Okulunun olduğu alan) ne oldu? İktidarı hepimiz eleştiriyoruz, boş bulduğu her yere bina yapıyor diye. Biz hırlımıyız ki, 'Eski Tavuk Bahçesi' dediğimiz alan, darbe ala ala ufacık kalan Tarım İl Müdürlüğü.. Milli Eğitim Müdürlüğü okullara, yeşili, doğayı korumayı öğrencilere öğretin diye, defaatle yazı gönderir. Kendileri bir numaralı yeşil düşmanıdır. Her yere bina yapma hırsı, başta İl Özel İdaresi, Belediye ve bilumum Resmi Daireleri esir almış vaziyete. Kestiğiniz ve kestirdiğiniz her AĞAÇ sizden, Huzur'u Mahşerde davacıdır. Saygılarımla.

Muğlalılar ne yapar bilemem, ama Günay Canser haksız değil. Şehir içinde ağaç bırakmadık. En çok Milli Eğitim, sonra Belediye kesti...

Karabağlar Yaylası sondajı herkesi coşturdu. Herkes bir derdini anlatmaya başladı... Bakalım yaylalılar ne zaman anlatır...

------------------------------      

GÜNÜN SÖZÜ: Kimsenin adamı değilim, sadece haksızlığa tahammül edemiyorum!” Malcolm X

ÇİVİ

Dün birisi duvarına “Kabiliyetsiz olmak bir kusur değildir. Ama karaktersiz olmak çok büyük bir kusurdur.” diye yazmış. Arkadaşım “Ya adam karaktersizlikte kabiliyetliyse?” diye sordu.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin