Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

özgür1.jpg31 Mart yerel seçimleri Muğla'da CHP'nin uzun yıllar sonrası Behçet Saatcı'nın aday olmaması sonucu Fethiye'yi kazanmasına karşın Yatağan, Ula, Marmaris, Ortaca ve Dalaman'ı kaybetmesi; AK Parti'nin Kavaklıdere, Köyceğiz ve Seydikemer'in üzerine Dalaman, Yatağan, Ula ve MHP ile Ortaca'yı eklemesi yanında; Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün'ün kendisini tepkilere rağmen aday gösteren CHP'nin 2014 yerel seçimlerindeki %49.1 oy oranını, 2019 yerel seçimlerinde %36.01 oy oranına düşürmesi ile sonuçlandı.
Muğla gibi bir yerde, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş 2014'teki %47.2 oy oranını 2019'da %53.83'e çıkarırken; 2018 genel seçimlerinde %16.76 oy oranına sahip İYİ Parti ve %6.42 oy oranına sahip HDP'nin desteğinin de alınmış olmasına rağmen elde edilen Büyükşehir sonucu bir hüsran ve hezimet oldu.
Seçimlerin üzerinden 7 ay geçmiş olmasına rağmen, İl Danışma Kurulunda dahi Başkan Gürün ile İl Başkanı Adem Zeybekoğlu'nun ve 4 milletvekilinin herhangi bir özeleştiride bulunmamalarına, sonucun her yönüyle sorgulanmamasına rağmen partinin önde gelen isimleri disipline verilmeye devam ediliyor... Suç ve günah “sadece” onların üzerlerine yıkılıyor...
xx xx xx
CHP Menteşe'de belediye meclis üyelikleri ve İl Kadın Kolları Başkanlığı görevleri yapmış olan Belkıs Bozacı ve 2014 yerel seçimlerinde belediye başkanı aday adaylarından ve eski ilçe başkanlarından olan Mehmet Altınay ve 2019 seçimlerinde belediye başkanı aday adaylarından Nazlı Eren Tepeli'nin eşi Hüsamettin Tepeli gibi isimlerin aralarında bulunduğu 36 üyeden savunma istendi.
CHP Menteşe İlçe Başkanı Mustafa Aytaç Kavak imzalı tebligatta “31 Mart Pazar Günü yapılan mahalli idareler genel seçimleri sürecinde partimiz tarafından Muğla ili ile Menteşe ilçesi seçim kurullarına bildirilen belediye başkanları ve meclis üyeleri adaylarımız dışında parti adaylarımıza karşı ya da başka parti adaylarından yana açık ya da gizli çalışmak suretiyle partimiz tüzüğünün ilgili maddelerine aykırı davrandığınız tespit edilmiş olmakla, bu konuda savunmanızı yazılı olarak iş bu yazımızın tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ilçe başkanlığımıza bildirmelerinizi arz ederim” ifadeleri yer aldı.
Tebligat alanlarla görüştük, şaşkınlık ve kızgınlık içindelerdi. Tepkilerini şöyle dile getirdiler:
“Tebligatta delillendirilmiş bir suçlama göremediğimiz için savunma yapmakta zorlandık. Seçimin üzerinden 7 ay geçmiş, neyin savunması. Art niyetli bir uygulama. Kongre ve kurultay süreci başladı. Kendileri ile hareket etmeyenleri tasfiye ederek kongreye gitmek istiyorlar. Bizleri atarak kongreye gidebilirler de, bizleri atarak seçime nasıl gidecekler merak ediyoruz. Genel Mmerkez bu saçmalığa müdahale eder diye umuyoruz.”
xx xx xx
Sonradan anlaşıldığına göre, 15 Ağustos'ta yazılıp, 31 Ağustos'ta postaya verilen, 3 Eylül'de adreslerine ulaşan ve cevap verme süresi her iki taraf için de 15 gün olduğu halde '3 gün' içinde savunma yapılması istenen tebligatların benzerlerinin Yatağan ve Ula İlçe Başkanları tarafından da yapılması istenmiş.
Oysa bu bir “seçim hesaplaşması” ise, 31 Mart Yerel Seçimleri sürecinde Marmaris'te Ali Acar ve arkadaşları, Ortaca'da Hasan Karaçelik ve arkadaşları önseçim yapılmaması ve mevcut belediye başkanları “gerekçe gösterilmeden” aday gösterilmemeleri sonucu CHP'den ayrılıp DSP'den aday olmak zorunda kalırlarken, büyükşehir aday adaylarından Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon da önseçim yapılmadığı için Demokrat Parti'ye geçip oradan aday olmuştu.
Bu bir bakıma ilk büyük tasfiye idi...
Aslında dönemin Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı'yı da bu 'tasfiye'nin içinde görmek lazım.
Buna Osman Gürün açısından yukarıdaki “ev temizliği” yanında “mıntıka temizliği” de denebilir...
O günlerde İYİ Partililer, CHP'nin Başkan Gürün'ü aday göstermesi halinde Saatcı'nın Büyükşehir adayı olmasını beklerken, İYİ Parti “ittifak gereği” ama karşılığnda bir şey almadan aday göstermeyeceğini açıklayınca Saatcı da bağımsız büyükşehir adayı oldu.
Tasfiyenin, mıtıka temizliğinin mimarı malum... Taşeronları da tek tek saymaya gerek yok!
xx xx xx
Seçimden sonra ikinci büyük tasfiye dalgası geldi. %36'nın ilk faturası aralarında Hasan Karaçelik'in kardeşi Orhan Karaçelik'in de bulunduğu Ortaca ve Marmaris'te partilerinden ayrılanlarla bağlantılı olanlar ihraç edildi. Üçüncü dalga Köyceğiz'de Milletvekili Burak Erbay'ın babası, eski belediye başkanı ve Osman Gürün'e yakınlığı ile bilinen Salih Erbay'ı götürdü.
“Artık bitti” denirken, seçimden 7 ay sonra geçtiğimiz günlerde gelen dördüncü dalga bu defa, son yıllarda Osman Gürün ile yakınlaşmış olsa da Yatağan'ın eski Belediye Başkanı Haşmet Işık ile yardımcısı Tarcan Oğuz'u kattı, ama alıp götüremedi!
CHP Yatağan İlçe Yönetimi, il başkanlığından geldiği söylenen “sözlü talimat” karşısında “hiç bir üyenin disipline verilmeyeceğine” dair “oybirliği” ile yazılı karar aldı. Hakkında kulislerde konuşulan suçlamalar ile ilgili kendisiyle görüştüğüm Haşmet Işık “Yatağan'da her ne yaptım ise partim için yaptım” demekle yetindi.
Yatağan kulislerinde ise, “Burada Halil Arslan'ı CHP'den atmak, Haşmet Işık'ı atmaktan kolay olur” deniliyor.
Bütün bunlar Cumhuriyet Halk Partisi'nin Muğla'da bu duruma parti içi kanatların mücadelesi ve “ideolojik kavgalar” sonucu değil, tamamen Osman Gürün'ün Behçet Saatcı, Mehmet Kocadon ve Ali Acar ile olan kavgası ve belediyeyi; şehri yönetmesi için verilen “yetkiyi”, partiyi de yönetme “egosu” sonucu geldiğini ortaya koyuyor...
Bu anlamda CHP'nin renkli simalarından Uğur Ürper'in hafta sonunda face hesabında yaptığı “Zurna Festivalini 250 bin kişi izlemiş. Osman Gürün 215 bin oy aldı. Zurna kadar rağbet görmedin, hala ahkam kesiyorsun Osman aga!!!” yorumu düşündürücü...
xx xx xx
Ula İlçe Başkanı Hüseyin Özcan ve yönetimi de dördüncü dalgaya karşı durmuş bulunuyor. Burada yazılı bir karar yok, ama sözlü talimata sözlü “hayır” denilmiş. Kendisiyle görüştüğüm İlçe Başkanı Özcan adeta CHP tabanına tercüman olarak şunları söyledi;
“Bizim için 2014 seçimi bitti. Biz önümüzdeki seçimlere bakıyoruz. Partilerde insan kaybetmek kolay, kazanmak zordur. Biz yöneticilerin birinci görevi partiyi büyütmek ve hem yerelde, hem genelde iktidara taşımaktır. O nedenle bir kişi kaybetme lüksümüz yok. Elbette seçimlerde yanlışlar, kıgınlıklar oldu. Her ailede olur. Biz bir aile isek kimseyi dışlamadan sorunlarımızı birlikte çözeriz. Birlik beraberliğe, uzlaşmaya ihtiyacımız var. Önümüzdeki kongreleri biz bunun için fırsat görüyoruz.”
Bütün bunlar olup biterken CHP Menteşe İlçe Başkanı Mustafa Aytaç Kavak “Sadece savunma istedik. Şuan disiplinlik bir durum Yok” diye açıklama yaptı. CHP çevrelerine göre de “disiplinlik” bir durum yok. O zaman neden savunma istediniz?
CHP Menteşe İlçe Başkanı Kavak, başka siyasi parti adaylarını destekledikleri iddiasıyla 36 üyeden savunma istendiklerini söyledi. Kavak açıklamasında şunları kaydetti;
“31 Mart yerel seçimlerinde karşı tarafa çalışanların, yani bizim adayların dışında CHP’ye üye olduğu halde karşı tarafın adaylarına çalışan bazı isimlerden savunmalarını istedik. 'Neden çalıştınız, neden böyle bir şey yaptınız?' diye. Şu an disiplinlik bir durum yok. 36 üyeden istediğimiz bu savunmaları kendilerine gönderdiğimiz belgenin ellerine ulaştığı günden itibaren 3 gün içinde kendi savunmalarını CHP İlçe Başkanlığına göndermeleri istenildi.”
xx xx xx
Kiminin “Ağabeylerinin maşası oluyor”, kiminin “Yürek mi yemiş bu?” dediği Menteşe İlçe Başkanı Kavak, 31 Mart'ta başka partiler ve adaylar lehine çalışmakla suçladığı 36 parti üyesine “Neden çalıştınız?”, “Neden böyle bir şey yaptınız?” diye sorup savunma istiyor. Arkasından “Disiplinlik bir şey yok” diyor. Tabi oradaki “şimdilik” sözcüğü önemli!
Bir CHP'li de İlçe Başkanı Kavak'a “Bir önceki seçime göre Bahattin Gümüş oylarını arttırken, 60 bin CHP'li Osman Gürün'e neden oy vermedi? Yaklaşık 60 bin kişi neden böyle yaptı? Onların savunmasını nasıl alacaksınız?” diye soruyorlar.
Bakalım Muğla CHP'de önümüzdeki kongreler sürecinde “uzlaşma”mı, yoksa Osman Gürün ve Mürsel Alban'ın “pire için yorgan yaktıran” anlayış ve hırs sonucu “ayrışma” mı yaşanacak, hep birlikte göreceğiz...
Şimdilik görünen, CHP'nin Muğla'da “telafisi imkansız” bir ayrışmaya doğru yol aldığı...
------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: “Başkalarının yolunda yürüyenler, ayak izi bırakamazlar.” S.L.Braundon
ÇİVİ
Osman Gürün'ün istifa ettirdiği söylenen Alper Kolukısa, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne “Genel Müdür Yardımcısı” kadrosuyla vekaleten İETT Genel Müdürü oldu. Arkadaşım, “Osman Gürün, İmamoğlu'na iyilik mi kötülik mü etti?” dedi.
Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin