Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

özgür1.jpg

Dalyan'da çevre savaşları yeniden başladı!” başlıklı yazıma “5 Haziran Dünya Çevre Günü bu sene Ramazan Bayramı içine denk geldi. Muğla'da 'çevre duyarlılığı yüksek' bir Büyükşehir Belediyesi de olmasına rağmen sanırım o gün öyle Muğla'ya yakışır bir etkinlik olmamış... Bayramda Ankara'da olduğum için takip edemedim...” diye başlamıştım.

Meğer bayram nedeniyle Büyükşehir Belediyesi'nin bir etkinliği olmamış.

Menteşe Belediyesi bir okulumuzun öğrencleri ile Akbük'te “bayram öncesi temizlik” yapmıştı. Sanıyorum bayramdan sonra da Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş eski Muğla kent dokusunda kireç dağıtımı yapmıştı. Başkan Gümüş, bir 5 Haziran etkinliği olarak yapılan kireç dağıtımının yapıldığı mahallenin kadınları ile de bir duvarı ayranlamıştı (badanalamışlar) ...

Evlerinin bacalarına kadar temiz ve beyaz Muğla'da gelenek sürüyor...

xx        xx        xx

Muğla Büyükşehir Belediyesi de 5 Haziran etknliği olarak bayramdan sonra Zeytin Ağacı Çevre Ödülü verdi. Ne yalan söyleyeyim, ödülün adını beğendim, güzelmiş. Muğla'ya ve bir çevre ödülü ruhuna yakışmış... “Zeytin Ağacı Çevre Ödülü” adını düşünüp bulana teşekkür ederim.

Bir de o ödüller hak edenlere verilmiş olsaymış çok daha güzel olacakmış, ama...

Muğla Büyükşehir Belediyesi Zeytin Ağacı Çevre Ödülleri'nin ilkini şu isimler almış:

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın yönetmeni Aykut Küçükkaya’ya, Oda TV’den Şenol Çarık ve Muzaffer Ayhan Kara’ya, Sözcü Gazetesi’nden Rahmi Turan’a, Halk TV’den Fatih Ertürk’e, Yeniçağ Gazetesi’nden Arslan Bulut’a, Fox TV’den İsmail Küçükkaya ve İlker Karagöz'e, CNNTürk’ten Güven İslamoğlu’na ve gazeteci yazar Can Pulak’a verildi.

Maşallah Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün'ün işine yarayan ve yarayabilecek olan yayın kuruluşlarının hepsi de okşanmış!

Can Pulak hariç. O bir yayın kuruluşu değil, sahibi de değil...

xx        xx        xx

Muğla Büyükşehir Belediyesi ilgili biriminden “Büyükşehir’den çevre haberlerine Zeytin Ağacı ödülü” başlığı ile çıkan ve yerel gazetelerimizde yer alan haber, “Muğla Büyükşehir Belediyesi Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında ulusal medyada haber ve yazıları ile çevreye yaptıkları katkılardan dolayı Zeytin Ağacı Çevre Ödülü verdi.” diye başlamış.

Anlaşılacağı gibi adı güzel ödüllendirmenin ilki “ulusal basın/medya” düzeyinde yapılmış. Hal böyle olunca “Çevreye katkı yapan yerel gazeteci, muhabir, yazar, gazete yok mu?” diye soranlar oldu.

Yerinde bir soru... Keşke bu soruyu Muğla il sınırları içinde faaliyet gösteren üç meslek örgütümüz sorabilseydi! Garip, ama tepki gösteren gazete, gazeteci de olmadı... Belki gariplik bendedir!

Tabi “Bu sene medyada katkı yapanları ödüllendirelim, seneye de yerel medyada katkı yapanları ödüllendiririz” diye de düşünülmüş olabilir.

Muğla'da “Çevrenin Korunmasına” katkı yapanlar genellikle “Büyükşehir Belediyesine de muhalefet edenler” olduğundan ödüllendirmenin “ulusal düzeyde” sınırlandırılmış olması da mümkündür!

Bilemeyiz.. Keşke haberde bu konuda bir bilgilendirme olsaydı...

xx        xx        xx

Haberden anlaşıldığı kadarıyla bir de “İnsan, Çevre ve İklim Değişikliği” söyleşisi yapılmış.

Keşke “2 B ve İmar Affı” başlıklı bir söyleşi yapsalarmış. “İmar Barışı” garabetinin yaşandığı şu günlerde yararlı olabilirdi.

Elbette etkinliği ve ödüllendirmeyi düşünüp kararlaştıranların bir bildiği de vardır...

Haber “Türkiye’de çevre konusunda farkındalık yaratan isimlerin Muğla’da buluşturduklarını söyleyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün...” diye devam ediyor.

Keşke o buluşturdukları ile Muğlalıları da buluşturabilselerdi. Hiç değilse o buluşanlar kimlerdi, buluşmada neler söylediler, şu Haziran ayını Kırkikindi Yağmurları ayına çeviren neydi, sorulup yazılsaydı...

Neyse ki, Başkan Gürün'ün o gün ne dediği yazılmış. Haberde, “İnsan, çevre ve iklim birbirinden ayrı düşünülemeyen üçlüdür. Ülkemiz ve yaşadığımız şehirler için başkalarının ne yaptığı ya da yapmadığı değil bizlerin ne yaptığı önemlidir. Muğlamız kıyı uzunluğu olarak Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler arasında dokuzuncu, yüzölçümü olarak İstanbul’un üç katı büyüklüğünde bir coğrafyaya sahip. Büyükşehir olarak alt yapı ve atık tesisleri yatırımlarımızı yerleşik nüfusumuz olan 967 bine göre değil yazlık nüfusumuz olan 4 Milyona göre yapıyoruz.” ifadesine ve icraatlarını anlatan konuşmasına yer verilmiş.

xx        xx        xx

Başkan Gürün haberde yer alan konuşmasının sonunda noktayı şöyle koymuş:

Gökova körfezi ile ilgili hukuki süreci başlattık. Mücadelemiz devam ediyor. Bu mücadelemizde tarafsız ve doğru haberleri ile sizlere de ihtiyacımız var. Ülkemizde ve Muğlamızda herşeyin çok güzel olması için çalışıyoruz. Gerek haberleri gerek köşe yazıları ile çevreye duyarlı olan siz değerli basın temsilcilerimize etkinliğimize katıldığınız için teşekkür ediyorum. Her şey çok güzel olacak.

İstanbul'u bilemem. Muğla için bugüne kadar nasıl olduysa 5 yıl daha öyle olacak.

Sonra Allah kerim...

Güven İslamoğlu verilen ödülü alanında fazlasıyla hak eden bir isim... Adeta doğuştan gazeteci Can Pulak ise 8. Cumhurbaşkanı rahmetli Turgut Özal'ın sağ kolu ve basın danışmanı olarak Fethiye, Göcek, Dalaman, Gökova Koylarının, Dalyan, Bozburun, Datça kıyılarının planlanmasında ve Okluk Koyu'na Devlet Konuk Evi yapılmasında “yol gösterici” olarak o zaman eleştirilerimizi almış, şimşekleri üzerine çekmiş olsa da bugün Bodrum ve Gökova Körfezi için mücadele eden bir kaç gazeteciden biri olarak saygımızı, sevgimizi kazanmış bir gazetecidir.

Peki ya gerisi? Onlar Muğla için ne yaptılar?” diyebilirim, ama Başkan Gürün konuşmasının sonunda “Bu mücadelemizde tarafsız ve doğru haberleri ile sizlere de ihtiyacımız var.” diyor. Demek ki bundan sonra “lazım” olacaklar!

Keşke haberde o hukuki süreçten de söz edilseydi. Haklı davalarda desteğimizi esirgemeyiz...

xx        xx        xx

Ya “Zeytin Ağacı Çevre Ödülü” organizasyonunda bir eksiklik var, ya da bu “Belediye mahreçli” haberde bir problem var.

Bu “Zeytin Ağacı Çevre Ödülü” ile ödüllendirilen “haberciler” nasıl belirlendiler?

İnsan merak ediyor. Hele bir de bizim gibi gazeteci olunca daha çok merak ediyor...

Bu tür öddüllendirmelerde genellikle bir jüri olur. Her ne kadar ödülü düzenleyen kurumun “patronu” kimlerin ödüllendirileceği konusunda yönlendirme yapsa da bir jürinin olması ödül alanı da vereni de rahatlatır.

Belki de bir jüri vardır.

Ele aldığımız haber biraz garip. Belki bir jüri vardır da haberde söz etme gereği duyulmamıştır.

Muğla'da rahmetli Saynur Gelendost döneminde olduğu gibi olmasa da şükürler olsun halen az da olsa çevre hareketlerinden söz etmek mümkün. Onların içinde en etkin ve yetkin olarak görünen ve tüm Muğla'yı kapsadığı için MUÇEP'i (Muğla Çevre Platformu) önemsiyorum.

Eğer bir jüri varsa orada MUÇEP'in de temsil edilmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Belki de vardır...

xx        xx        xx

Ben bu yazıyı kaleme alırken, bizim evdekiler “Keşke bu konuda bir şey yazmasaydın” dediler. Nedenini de “Şimdi kendisi ödül almadığı için böyle yazmış derler” diye de gerekçelerini ortaya koydular. Haksız sayılmazlar... Derler mi derler... Ama ben Muğla Büyükşehir Belediyesi'nden herhangi bir nedenle herhangi bir ödül almayı umacak kadar “saf” değilim... Şükürler olsun hala “had” diye bir şeyin farkında olanlardanız...

Ki bana “çevre” konusunda, varsa çevreye katkılarım nedeniyle bir ödül verilseydi geri çevirirdim...

Çünkü birilerine, bir yerlere “çevreye katkılarından” ötürü ödül veren kişinin, kurumun bulunduğu çevrenin korunmasına, daha doğrusu korunmamasına dair “sabıkası” olmaması gerekir...

Neredeyse şehrin orta yerine uyarılara rağmen “arıtma tesisi” kurup, yeraltı sularının kirlenmesine neden olmakla kalmayıp, Büyükşehir olmamızdan sonra, yine şehrin orta yeri sayılan Dirgeme (Akkaya) yakınlarında Muğla'nın Katı Atık Bertaraf Tesisi'ni kuran bir yerel yönetimin vereceği ödülü redderim...

Bilseler belki adı geçenlerde redderlerdi...

------------------------------         

GÜNÜN SÖZÜ: Unutma; senin için başkasından vazgeçen, bir gün mutlaka başkası için senden vazgeçer. (Hz. Mevlana)

ÇİVİ

120 liralık rakının 85 lirası vergi olunca arkadaşım “Bu içenler olmasa Hazşne'nin hali ne olurdu?” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin