Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

özgür1.jpgBildiğimiz “takvim” dışında “yerel takvimler” de vardır. Bizim kuşakta ve bizden önceki kuşaklarda doğum tarihleri kuşkuludur. “Ben ne zaman doğdum?” diye sorulduğunda “Harman zamanıydı”, “Zeytin silkimiydi”, “Bağ bozumuydu” gibi yanıtlar alınır...

Çocukluğumuzda milat “tütün satımı” idi.

Düğünler tütün satımından sonra yapılır, borçlar tütün satımından sonra ödenir, alınacaklar tütün satımından sonra alınırdı...

31 Mart Yerel Seçimlerinden sonra da milat “23 Haziran”, yani “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Seçimi” oldu. Sosyal medya yazarlarımızın “partizanları” siyasi yazılarını, eleştirilerini, methiyelerini 23 Haziran'dan sonraya bıraktılar. Birisine “Neden?” diye sorduğumda “İstanbul'daki seçimin hesabının benden sorulmasını istemem” yanıtını almıştım.

Hemen hemen partilerde öyle... AK Parti 31 Mart'ın hesplaşmasını, teşkilat temizliğini 23 Haziran'dan sonraya erteledi. Hele İstanbul kaybından sonra herkes temizlik bekliyor...

CHP Ortaca İlçe teşkilatı hızını alamadı, ama CHP'de de genel hesaplaşma 23 Haziran'dan sonraya bırakıldı...

xx        xx        xx

Şimdi hesaplaşma zamanı...

AK Parti Muğla'da gözler İl Yönetimi'ne çoktan çevrilmiş durumda. Başta İl Başkanı, Teşkilattan ve Seçimden sorumlu il başkan yardımcıları olmak üzere “seçim yorgunlarının” dinlendirilmesini bekleyenler var. Yatağan, Ula, Ortaca, Dalaman ilçelerinin CHP'den alınmasını “teşkilatların” değil, “adayların” başarısı olarak gösteriyorlar.

Onlara göre, AK Parti bu dört ilçenin dışında Büyükşehir ile Milas ve Fethiye'yi de alabilirdi. Ancak aday belirlenmesinden seçim kampanyalarının yürütülmelerine kadar yanlışlar yapıldı...

Örnek olarak da Köyceğiz gösteriliyor ve “Başkan'ın AK Partili, meclis çoğunluğunun CHP'de olması nasıl açıklanabilir?” diyorlar.

Buna karşılık il yöneticileri ise baştan beri AK Partili belediye sayısını 3'ten 6'ya çıkardıklarını ve meclis üyesi seçiminde alınan oyları örnek göstererek “parti oylarını” arttırdıklarını savunuyorlar.

Bir AK Partili dostum, “İstanbul'u alsak bu hesaplaşma belki unutulurdu, ama şimdi hesaplaşma kaçınılmaz” dedi. Ardından “Akacak kan başta durmaz” diye ekledi.

Bakalım o kan akacak mı; akarsa kimlerin kanı akar hepbirlikte şu günlerde göreceğiz.

xx        xx        xx

CHP'de de vakit “hesaplaşma” vakti... Ancak CHP'deki hesaplaşma AK Parti'deki gibi değil... AK Parti'de hesaplaşma neredeyse İl teşkilatı ve bir iki ilçe başkanlığı ile sınırlı.

Ortaca'yı alıp zafer (!) kazanan MHP'de ise “hesaplaşma” diye bir sözcük dahi geçmiyor.

İyi Parti'de ise hala dipten gelen bir “homurtu” devam ediyor... İl Yönetimi ile Milletvekili Metin Ergun'un Muğla'da CHP'ye kayıtsız koşulsuz teslimiyetleri hala “hazmedilebilmiş” değil... İYİ Parti'de Metin Ergun için “O artık CHP'li oldu” şeklinde serzenişler oldukça yaygın!

CHP'de ise aslında bir “hesaplaşma” yok... Olması da beklenmemeli... Çünkü hesaplaşacak taraflar yok... CHP'de “Osman Gürün ve Mürsel alban karşıtlarının tasfiyesi” devam ediyor! İlçe kongreleri ve ardından il kongresi ile bu pekişecektir...

Bir CHP'li dostum şöyle dedi:

Muğla CHP'ye Osman Gürün ve Mürsel Alban ile biat kültürü yerleşti. Demokratik hakkını kullanmaya kalkanlar ister parti üyesi, ister belediye çalışanı olsun seçimden sonra cezalandırılmaya başladı. Şimdi kongrelerle tam bir tasfiye yaşanacak

Ardından da “Farkındalar mı bilmem, Muğla'dan CHP'yi tasfiye ediyorlar..” diye ekledi!

xx        xx        xx

AK Partililer 31 Mart Yerel Seçimi'nden sonra Muğla Sıtkı koçman Üniversitesi AKM'de bir Genişletilmiş İl Danışma Kurulu toplantısı gerçekleştirdiler, ama kimseden “Seçim sonuçlarının değerlendirildiğine dair” bir yorum alamadık. Tek bildiğimiz o “genişletilmiş” toplantıda MHP İl Başkanı Mehmet Korkmaz'a teşekkür edilmesi olmuş oldu...

CHP'de bir danışma kurulu da yapılmadı!

O CHP'li dostum, “CHP Danışma Kurulları toplansa ne olacak. O toplantılarda Başkan Gürün ve Milletvekili Alban ile ilçe başkanı ve varsa ilçe belediye başkanı birer konuşma yapar, sonra da partinin öteki yarısının temsilcilerine yargısız infaz uygulanır, olur biter..” demişti...

Bir iki gün sonra da CHP Muğla İl Başkanı Adem Zeybekoğlu, kongreler süreci öncesinde “İlçe Danışma Kurulları”nın il genelinde iki hafta içinde yapılacağını açıkladı. Zeybekoğlu, İlçe Danışma Kurullarının geçen hafta cumartesi günü Marmaris'ten başlayacağını kaydetmişti.

Öyle oldu... Geçen hafta sonunda Marmaris Danışma Kurulu yapıldı. Danışma kurulları Fethiye, Seydikemer'e kadar uzandı. İzleyenlere göre heyecan meyecan yok, kuru yavan geçiyormuş...

İl Başkanı Zeybekoğlu her ne kadar “Danışma kurulları iki başlıkta gerçekleşecek. Danışma kurullarında 31 Mart Yerel seçim sonuçları ve güncel olayların değerlendirmesini yapacağız” demiş olsa da izleyenlere göre, danışma kurulları heyecan meyecan yok, kuru yavan geçiyormuş...

Milletvekilleri 31 Mart'ta Muğla'dan çok 23 Haziran'da İstanbul'u anlatıyorlarmış...

xx        xx        xx

Nejat Altınsoy arkadaşımız da geçen hafta Cuma günü bu konuda kaleme aldığı yazıda “Güncel olayların değerlendirmesini’ bilemeyiz. Ama 31 Mart yerel seçim sonuçlarına yönelik değerlendirmelerin nasıl geçeceğini üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyoruz. Seçim sonuçlarına yönelik ilçe örgütlerinde başlayan disiplin sürecinin de ilçe danışma kurullarına getirileceğini biliyoruz. Muğla büyükşehirde ve ilçe belediyelerinde başlayan yer değiştirme ya da görev değişikliklerinin, ilçe örgütlerinde başlatılan disiplin sürecinin ilçe danışma kurullarının birinci konusu olmasını bekliyoruz.” diye ifadelerde bulunmuştu.

Sonrakilerden haber alamadım, Marmaris'te böyle olmamış... Olsaydı bu yazının başlığı “CHP'de kan davası” olurdu... Olmaması Muğla CHP'deki “akiller” için sevindirici bir durum, ama bundan sonraki danışma kurulları nasıl geçer, kongreler nasıl sonuçlanır onu da bilen yok...

xx        xx        xx

Geçen hafta Fethiye'den Sedat Arat adında bir takipçimizden bir ileti aldım. Şöyle diyordu:

Üstadım Merhaba Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Raşit Çöl hiç bir gerekçe göstermeksizin, Anayasal bir hak olmasına rağmen aile bütünlüğünü hiçe sayarak çalışanları mağdur edici, keyfi bir şekilde il içi yer değişikliği yapmaktadır. Bu duruma, yetkili sendikalar (tümyerelsen ve Disk-Genel İş), genel sekreterlik makamı, belediye başkanı, CHP il yönetimi ve CHP Milletvekilleri çözüm üretmediği gibi sessiz kalmaktadır. Bu durumu sayfanızda paylaşırsanız bu mağduriyetin sesi olacaksınız.

Ayrıntıya girmeyeceğim. Canı yananların isimlerini canları yeniden yanmasın diye paylaşmayacağım!

Marmaris'teki toplantıda, Roma arenalarında olduğu gibi “Öldür, öldür...” nidaları duyulmamış.

Bunun toplantının katılımcıları ile bir ilgisi olabilir mi bilmiyorum.

CHP'li dostumun “CHP Danışma Kurulları toplansa ne olacak. O toplantılarda Başkan Gürün ve Milletvekili Alban ile ilçe başkanı ve varsa ilçe belediye başkanı birer konuşma yapar, sonra da partinin öteki yarısının temsilcilerine yargısız infaz uygulanır, olur biter..” dediği gibi olmamış.

Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay ile Büyükşehir Başkanı Gürün ve Milletvekili Mürsel Alban toplantıya katılmamış... Sakinliğin sebebi bu olabilir mi, bilemiyorum...

xx        xx        xx

Marmaris Toplantısı'nda İl Başkanı Adem Zeybekoğlu ve Marmaris İlçe Başkanı Fatma Gebeş Çimen ile Milletvekilleri Burak Erbay, Suat Özcan ve Süleyman Girgin birer konuşma yapmışlar. Konuşmalar daha çok “İstanbul başarısı” üzerinden, birlik beraberlik söylemleri ve “Her şey daha güzel olacak” minvalinde olmuş.

Adını öğrenemedim, Danışma Kurulu Üyelerinden bir de “Seçimler bitti, önümüze bakalım. Tasfiyeci anlayıştan uzaklaşıp, daha da çoğalmanın yollarını açalım” içerikli bir konuşma yapmış.

Yine de, bu konuda ben de Nejat Altısoy'dan farklı düşünmüyorum. Yerel kurmaylar, “Gelecek seçim tüneli” ucunu görmek bir yana, “bakmadan” adeta “kan davalı” anlayışı içinde “tasfiyeye” devam edeceklerdir.

Bu anlamda, Ula, Yatağan, Dalaman ile özellikle Köyceğiz ve Ortaca toplantıları çok önemli...

------------------------------         

GÜNÜN SÖZÜ: Zamanını satabilirsin, ama geri satın alamazsın. (Paulo Coelho)

ÇİVİ

Başkan Gürün ulaşm zamları tartışılırken, “Benzine zam mı ben mi yaptım?” dedi. Arkadaşım da arka çıkarak Başkan Gürün'ü “Doğru söylüyor. O benzine değil, suya ve ulaşıma zam yaptı” diye savundu.

Beni Bi Gülmek aldı: )))))

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin