Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız


IMAGE
Gülten Şimşek
Nefret söylemleri
Perşembe, 23 May 2019

Manşetler

 

özgür1.jpg“Behçet Saatcı bu seçimi kazanabilir miydi?”
31 Mart 2019 yerel seçimlerinin ardından en çok sorulan sorulardan biri bu oldu. Soranlara “Bu soruya ne gerek var, sonuç ortada” diyenler olduğu gibi, Saatcı'nın rakiplerinin taraftarlarını ve hatta belki rakiplerini de meşgul eden bir soru oldu bu...
Dünkü yazımızı da bu soru ile noktaladık.
Artık bugün seçim yazılarına da bir nokta koyalım.
Biriken konulara bakalım... Gerektiğinde yine döneriz tabi.
Muğla'nın yaşayan tek spor yazarı Ekrem Orhan kardeşimiz Antalya'da yaşam mücadelesi veriyor... Ünlü termik santrallarımızın etki alanlarında, Yerkesik merkezli olarak çamlarda kuruma başlamış... Bir an önce aramıza dönmesi için dua ettiğimiz Ekrem Orhan'ın ve çamların başına geleni sorgulamalıyız...
Bodrum'da koşuda, Marmaris'te yüzmede çocuklardan ne istediler? Marmaris'te neler oluyor? Marmaris Çevre Derneği Başkanı Ahmet Kutengin neredeyse hergün Marmaris'in bir başka kıyısından, köşesinden alarm veriyor... Marmaris'in çiçeği burnunda Belediye Başkanı Mehmet Oktay da “Bu coğrafyaya zarar verecek her şeyin karşısında olacağız” demiş.
İnşallah.. hepsine bakacağız...
xx xx xx
Hafta sonunda “Saatcı, Muğlalılara üçüncü seçenek sundu...” başlıklı yazımda “Oyumu Behçet Saatcı'ya verdim” demiştim. Bu yüzden “Behçet Saatcı bu seçimi kazanabilir miydi?” sorusuna vereceğim yanıtı objektif bulmayanlar olabilir. O nedenle önce Hürriyet Gazetesi'nden Yalçın Bayer'in 8 Mayıs 2019 tarihli ve “Muğla ve Fethiye manzarası” başlıklı yazısını paylaşalım.
Muğla'yı çok iyi bilen usta gazeteci yazısında “CHP’nin kalesi Muğla’da, büyükşehir belediyesi için 4 aday yarıştı. Halihazırda CHP’li Belediye Başkanı Osman Gürün % 36 (217 bin) oy ile seçimin galibi oldu. Ancak bir önceki seçimlere göre oyu 13 puan düştü. Bunda hiç şüphesiz en büyük etken, Fethiye’nin eski Belediye Başkanı Behçet Saatcı’nın bağımsız aday olmasıydı.” diyerek şu saptamada bulundu:
“Saatcı aslında, % 26 (158 bin) oy ile AKP’nin ardından 3. gibi görünse de durum aslında öyle değil. Oy pusulasındaki karışıklık, Saatcı’nın 18 bin oyunun BTP’ye, (Bağımsız Türkiye Partisi-Haydar Baş) 2 bin oyunun da diğer bağımsız adaya gitmesine neden oldu. (Son iki seçimde BTP’nin oy ortalaması 700 civarında.)
Yanlış yere giden 20 bin oy ile aslında Saatcı, her ne kadar sonucu değiştirmese de (toplamda 178 bin) sıralamada 2. olan AKP’nin (171 bin oy) 6 bin oy ile önüne geçiyor. Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ise % 3 (23 bin) oy ile büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.”
xx xx xx
Yalçın Bayer yazısına şöyle devam etmiş:
“Büyükşehirde yaşanan bu çekişmenin ilçelere yansıması ise CHP’nin 6 (Menteşe, Bodrum, Datça, Marmaris, Milas, Fethiye) AKP’nin 6 (Kavaklıdere, Yatağan, Ula, Köyceğiz, Dalaman, Seydikemer) MHP’nin de 1 (Ortaca) belediyeyi kazanması olarak kendini gösterdi.
Burada özellikle, CHP’nin hiç şüphesiz en çok sevindiği yerlerden biri Fethiye Belediyesi’nin kazanılması oldu. Sebebi ise CHP 25 yıl sonra Alim Karaca ile Fethiye’ye yeniden kavuştu. Karaca, 2009 yılında daha 36 yaşındayken, DSP’den Kumluova Belediye Başkanı seçilmişti. Daha sonra CHP’nin teklifi ile 2014 yılında, Fethiye’nin bir bölümünden oluşturulan Seydikemer ilçesinden aday gösterilmiş, 1500 oyla seçimi kaybetmişti. Fethiye’ye seçilen Karaca İstanbul Enka Spor Kulübü’nde voleybol oynamıştı.”
Yalçın Bayer ile dostluğumuz eskidir. Zaman zaman arayıp “Orada neler oluyor?” diye sorduğu kişilerdenimdir. Bu yazısından önce ise aramadı. Arasaydı Başkan Karaca'nın İstanbul Enka Spor Kulübü’nde voleybol oynadığı bilgisini veremezdim. Ben de bilmiyordum.
Gerisini hemen hemen aynı anlatırdım...
xx xx xx
Yalçın Bayer'in saptamaları bence de doğru.
Aslında bana göre, önceki yazılarımda da vurguladığım gibi Behçet Saatcı seçime 20 gün kadar kala “kazanan” görünüyordu. Karşıtlarının yaptırdığı anketler dahi Behçet Saatcı'yı birinci, Osman Gürün'ü ikinci ve Mehmet Nil Hıdır'ı üçüncü gösteriyordu...
Osman Gürün ve ekibi bunun farkında olmalıydı ki, o güne kadar Osman Gürün ile Behçet Saatcı arasında geçmekte olan seçimi “AK Parti ile CHP arasında geçen bir seçim” haline getirmek için kolları sıvadılar.
CHP'nin “Behçet Saatcı'ya oy verirseniz aradan AK Parti çıkar” söylemi de buradan çıktı.
İlk anda çok etkili olmadı, ama kafalar karıştı... Osman Gürün'den kurtulmak isteyen CHP'li seçmenin önemli bölümünde “AK Parti gelirse endişesi” baş gösterdi...
Adeta AK Parti ile Osman Gürün arasında kaldılar...
Behçet Saatcı bu noktaya gelinceye kadar AK Parti'den de, CHP'den de ciddi oy alıyordu. Hatta AK Parti'den CHP'den de çok oy alıyordu.
Önce ittifak ortaklarının; Millet İttifakı ortağı İYİ Parti'nin eski MHP'li Milletvekili Metin Ergün ile Cumhur İttifakı'nın MHP eski Milletvekili Mehmet Erdoğan sahaya indi. Erdoğan çok etkili olmadı veya olamadı, ama Ergün seçime özellikle Bodrum ve Milas'ta CHP milletvekillerinden daha çok asıldı denilebilir. Ki İYİ Partililerin Behçet Saatcı'ya oy vermemeleri için elinden geleni yaptı...
xx xx xx
Elbette sadece Metin Ergün ile olacak iş değildi bu...
Devreye gerçekten alanda yapılıp yapılmadığı tartışılan anketler devreye sokuldu. O anketlerden en çarpıcısı ORC araştırma şirketinin anketiydi. ORC böyle bir anket açıklamamıştı, ama sosyal medyada dolaşan ankete göre dağılım şöyleydi:
Osman Gürün Millet İttifakı CHP adayı %31.78; Mehmet Nil Hıdır Cumhur İttifakı AK Parti %30.05; Behçet Saatcı (Bağımsız) %27.82; Mehmet Kocadon DP adayı %8.30; Diğer %2.05...
Bu iki taraflı kesen bir bıçaktı.
CHP'liler bir baktılar, AK Parti ile aralarında bir puan kalmış. Behçet Saatcı da üçüncü.. CHP'lilerin önemli bölümü son 10 günde geri döndü. Aynı şekilde AK Partililer bir baktılar, CHP ile aralarında bir puan kalmış. “Biz bu seçimi alabiliriz” dediler ve onlarda partilerine döndüler.
Oysa o güne kadar Mehmet Nil Hıdır %25, Osman Gürün %28, Behçet Saatcı %32 görünüyordu...
xx xx xx
Hafta sonunda “Ben hala Başkan Gürün'e inanmak istiyorum” başlıklı yazımda 1999 ve 2009 yerel seçimlerinde Muğla il merkezi sonuçlarını paylaşmıştım. Bu ORC anketi aklıma 2004 yerel seçimlerini getirdi.
O seçimde CHP adayı Osman Gürün'ün karşısında iddialı isim olarak DYP'nin aday gösterdiği ANAP 18. Dönem Muğla Milletvekili Şükrü Zeybek vardı. İlk kez yerel seçime katılan AK Parti'nin adayı da Ahmet Doğu idi... Genç Parti rahmetli Hilal Köseoğlu'nu, MHP İhsan Kafadar'ı, DSP Ahmet Köstem'i ve BBP de seçimin en çok konuşulan ismi Erol Dural'ı aday göstermişti.
Ahmet Doğu birikimli, ama çok genç ve tanınmayan bir isimdi. Seyfi Terzibaşıoğlu AK Parti'nin iki milletvekilinden biriydi ve sanki seçim Zeybek ile Terzibaşıoğlu arasında geçiyordu. Zeybek kısa zamanda AK Parti'den alacağı ödünç oylarla seçimin favorisi haline gelmişti, ama seçime bir iki gün kala (o zaman sosyal medya mı var) bir gece evlerin kapılarının altından bir anket atıldı.
O ankete göre seçimi AK Parti kazanıyordu.
Anketi yapan firmanın telefonu bulundu, arandı, Ankara'da bir yer çıktı. Telefondaki kişi “Sizin içinde anket yapabiliriz” diyordu... Zeybek ekibi nedense o “masa başı” anketi yaptırmadı...
O seçimde Osman Gürün 10 bin 511 oy alırken, Şükrü Zeybek 6 bin 80, Ahmet Doğu 6 bin 45 oy almıştı. Anketi kimin yaptırıp, dağıttırdığı ise anlaşılamamıştı...
xx xx xx
Seçimin ardından sanıyorum “teşekkür” gezisine çıkan tek başkan adayı Behçet Saatcı oldu. Başta Menteşe, Yatağan ve Kavaklıdere olmak üzere ilçelerin çoğunda kendilerine “Halkın İttifakı gönüllüleri” adını veren destekçileri ile biraraya geldi.
Söz alan gönüllüler birlikteliğin korunması gerektiğini belirterek çeşitli platformlarda beraber hareket etmenin önemini vurguladılar. Saatcı’ya her koşulda açık destek vermeyi sürdüreceklerini anlatan gönüllüler, ortak kararlarla güçlenmeye devam edeceklerini ifade ettiler.
“Bundan sonra ne yaparlar?” diye sorulursa, öyle görünüyor ki bu “Halkın İttifakı” hareketi, Başkan Gürün'e karşı AK Parti'nin yapmadığı veya yapamadığı “denetim” ve “muhalefet” görevini üstlenecek...
------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: Hayat, bisiklete binmek gibidir. Dengede kalmak için hareket etmek zorundasınız. (Albert Einstein)
ÇİVİ
Engelliler Muğla'da ilk kez bando takımı ile yürüyünce arkadaşım “Engelliler Haftası ne zaman resmi bayram oldu?” diye sordu. Deliye her gün bayram diyemedim.
Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin